Yaş otuzbeş! Yolun yarısı Dante gibi ortasındayız ömrün... Ünlü şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın "Otuz beş Yaş" şiiri bu mısralarla başlar. Benim için yolun yarısını geçeli dün itibariy..
20 sene yaşadığım, dostlarıma ev sahipliği yaptığım şehre; Ankara’ya misafir olarak on günlüğüne gittik kızımla. Okulların yarıyıl tatili olmasını fırsat bilerek beş aydır ayrı olduğumuz Ankara il..
Dün gazetede manşetten verilen “ 12 yaşındaki kızını sözleşmeyle sattı” başlıklı haberi okuyunca şaşırdım demek isterdim ama şaşıramıyorum artık olan bitene. Bu ülkenin acı bir gerçeğinin manşett..
Sağlıklı nefes alarak , sevdiklerime “günaydın” diyebildiğim her sabah için Yüce Yaradan’a teşekkür ediyorum. Hani deriz ya ”deliye her gün bayram “ diye. Bendeniz de bir süredir bu kategorideyim..
11 yaşındaki kızım birkaç gün önce okuldan döndü. Klasik “ne var ne yok, nasıl geçti günün okulda? ” konuşmalarından sonra şöyle bir diyalog gelişti: - Bence Berk öğretmen bizi evliyim diy..
Sabah her zamanki gibi başladı gün. Ailece yapılan kahvaltının ardından ahalinin ev ve okul için evden ayrılması, kahvaltı sofrasının toplanması, dört ayaklı kızın kahvaltısının verilmesi, çiçekler..
Uzun yıllar Ankara'da yaşadıktan sonra son yedi aydır Gaziantep'te yaşıyoruz. Her gün bizi şaşırtan veya gülümseten bir olay oluyor bu şehirde. Bunu da unutmamalıyım, paylaşmalıyım derken günler hı..
Gaziantep'te eğlence bol demiştim daha önceki yazımda. Sanırım güneş bu yörenin insanının kanını kaynatıyor. Geçenlerde bir öğleden sonra zil çaldı. Apartman görevlisinin servise geldiği dü..
Gaziantep'te de güneş kaybolup yerini gri bulutlara hatta kara bırakabiliyormuş. Cemrelere rağmen burada da hava kapalı, yağmurlu ve geceleri kar yağışlı: Halbuki bu şehre güneş daha çok yakışıyor...
Kaç gündür aklıma takılan bir konuyu Kadınlar Gününde paylaşmak istiyorum. Hep konuşulduğu gibi kadın toplumu değiştirme ve şekillendirme gücüne sahip. Hele de o kadın bir anne ise bu güç artıyor...