Bugün…Öylesine durgun, sahipsiz ve sitemsiz…Öylesine narin ve kimsesiz, Sıcak bir ormanda gölgesiz,Susuz, topraksız,Mavisiz, kızılsız,Tozsuz, dumansız,Bir o kadar bedelsiz..
Bitmesin diye sakladığınız oldu mu hiç, düz ya da altı köşeli bir kurşun kalemi, ya da renklisini veya geceleri karanlıkta beyaz kâğıt üzerinde parlayanını… Hatırası kaldı mı mazinin tozlu raflar..
Ne güzeldi gönderdiğin şiirler,Bahar gibi… Biraz yeşil, biraz maviydiler...Asırlardır şarkılar söyler, mevsimler dinler. Hatırlatmasan hani, farkında bile değildim inan, Nisa..
Bir nehrin kıyısında, yeşilin tonları arasında, sırtımı güvenerek yasladığım bir ağacın gölgesinde, baharın serinliğini içime çekiyor, usulca çimenlere uzanarak gözlerimi kapatıyorum.Rüzgâr ılık ı..
Bir yaz daha siliniyor ömrümüzden, bilmem farkında mısın? Mevsimlere aldırmadan, arkamdan beni bilinmeze doğru sürükleyen bir güç var sanki. Görmüyorum belki onu. Yön veremiyorum. ..
Kelime anlamı “İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma” şeklinde açıklanıyor tahammülün. Farkında bile olmadan gün içersinde tahammül ettiğimiz, dayanma sınırlarımızı..