- Kategori
- Gündelik Yaşam
Nisan...
Ne güzeldi gönderdiğin şiirler,
Bahar gibi…
Biraz yeşil, biraz maviydiler...
Asırlardır şarkılar söyler, mevsimler dinler.
Hatırlatmasan hani, farkında bile değildim inan, Nisan’la gelen baharı.
Oysa bu bahar yeniden âşık olmayı düşlemiştim...
Çiçekler açtığında, naneler kokularını saçtığında demiştim…
Fesleğen kokusu kaldığın da ellerimde...
Kuzular çimenlere yayıldığında belki…
Belki demiştim.
Nasıl da unuttum baharı…
Nasıl uyandıramadı tenimi, penceremden yüzüme vuran can alıcı güneş.
Nasıl da fark edemedim renklerin pırıl pırıl, kuşların cıvıl cıvıl olduğu bu günü.
Oysa ne çok beklemiş ne çok umut etmiştim.
Korktum belki…
Saklandım doğan günden.
Ürküttü geçmişten arta kalan Nisan şakaları, belki bu yüzden.
Bu yüzden aldırmadım arka bahçemde öten bülbüle, açan güle…
Nisan yağmurlarıyla yeşersin hele bir toprak.
O zaman inanacağım gerçekten geldiğine.
Ve düşleri yollarıma sereceğine.