Aslında anlatılacak şeyler değil yazacaklarım… Gel, geç bir hal! Nedenini sizlerle paylaşmayacağım ama uzun zamandır bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Telefonu kapa..
Kuruuu, kocaman gözlü, pembe yelekli, orta boylu bir bayan dikildi başıma… Nasıl asabi! Fakat politikacı, yetiştirmiş kendini, oyuncu, poker suratlı… Gece tırnakla..
Günden geriye; isminin Ali olduğunu öğrendiğim mahalle bakkalı kaldı aklımda… Otuz yıllık bakkalmış! Hani o çocukluğumuzda kalan; leblebi tozu, çatapat, topaç satılan bakk..
Yıllardır hayalini kurduğunuz Ege’de küçük bir balıkçı kasabasına atmışsınız kapağı, mütevazı, sundurmalı, üç odalı bir de ev bulmuşsunuz… Dört beş masalı bir balık loka..
Çıplak ayaklarımla bastığım çimenler, gece boyunca gök gürültüleri ve şimşekler eşliğinde yağan yağmuru anımsatıyor… Gecenin bir yarısı kalkarsınız, yatak odasının pence..
Köprüye gitmem ben… Ya bir, bilemedin iki defa gittim, kalabalıktı, olta atmaya yer yoktu… Köprüden geçenlerden ve balıkçılardan akıllarına her geleni isteyen, bulut gözlü..
Yazınca inanmayıp “sana mı denk geliyor” diyorlar… Aynen öyle oluyor! Bugün alışveriş merkezinde masaj koltuğuna, ayakkabılarını çıkarıp oturanını gördüm! Titreşimle, masajdan ald..
Evde boya, badana var. Sabah kapıyı eli merdivenli, sakallı, güleç bir cüceye açtım… Ayakkabılarımı giymeye çalışırken nereye gittiğimi sordu; “işe” dedim… Neden sorduysa, hafta içi..
Yaşlanıyorum! Son birayı sürekli buzlukta unutur oldum! &&& Hafta sonu mümkünse çıkmamaya çalışıyorum, ekmek yoksa sabah fırına oradan bakkala gazete almaya, doğru..
Sağ tarafımda dar, uzun, suların kaynar gibi fokurdadığı bir havuz var… Asırlık çınar ağacının böğründe tahtadan güvercin yuvası… İsmini bilmediğim rengârenk çiçekler…..