Sık gitmediğimiz bazen de burun kıvırdığımız bir yerdi orası. Ne de olsa bazı şeylere takıntılı, tiplerdik kendimizce ya da değildik. Gün geceye yol alırken ağır aksak deve tellal iken pire..
Dün Zarureti gördüm... Sanayi mahallesin de kaportacıların arasında kıytırık bir köşede, yorgun ve bitkindi. Zarureten girdim Zaruret’in açık olan kapısından içeri.. Zaruret..
Mor halkalar oluşmuştu gözlerini altında. Sebebini bildiği ama bilmemezliğe geldiği mor halkalar Düşündü gözlerinin altındaki mor halkalara aynada bakarken. Aklına nikah memurunun ‘’belediy..
Oysa son düzlüğe kadar her şey yolunda idi. Yarışı forse ediyordu Karakeçikızı. Ne olduysa son düzlüğe girilen virajda oldu. Yaşlanmıştı artık ama bu yarışı da kazanmalıydı. Hipodrom'da..
Sokak lambasının loş ışığı altında oturduğu banktan kalktı yavaşça ve sendeleyerek. Kaldırıma doğru yürürken önünde duran ''Can Kırıklarını'' gördü, atladı üstüne basmadan. Belki de korktu ca..
Bazen bir sarı sayfalar da içersin bir bardak ya da bir şişe rakı. Mezen zaten bellidir. Anlamazlar neden sarı sayfalar da içtiğini. Sarı sayfalar da overlokçu, son ütücü, el işçisi kız vardır. Tec..
Aynanın karşısına geçmek sakallı Naciye için en büyük eziyetti. Bütün arkadaşları altın günü, para günü düzenlerken sakallı Naciye ağda günü düzenleyerek avutuyordu kendisini. Bir sevgilisi bile yo..
Mendil, Kağıt mendilmi, kumaş mendilmi? Hangisini kullanmalı yada hangisi olmalı. Kadersiz olan kağıt mendil olabilir mi? Kullanılıp,buruşturulup çöpe atılan. Hatta nerde i..
Dünya bazen koca bir hipodrom gibi geliyor bana, belki size de belki de hepimize.. Koşturup duruyoruz ya da koşturup duruyor birileri bizi acımasızca dört nala. İçlerindeki ve dillerind..
Eskiden ; önce mahsus selam eder, küçüklerin gözlerinden büyüklerin de ellerinden öperim diyerek başlayan mektuplar vardı. Ve adres yazıldıktan sonra da gideceği yer eğer bir köy ya da kasaba ise o..