Hoyratça harcıyoruz her şeyi... Zamanımızı harcıyoruz; yerine koyamayacağımızı bildiğimiz halde... Sözlerimizi, kelimelerimizi harcıyoruz; karşımızdakileri lime lime edercesine... Nefesim..
Daha iyi, daha mutlu, daha keyifli bir hayatın sırrını çözmeye çalışıyor insanlar. Çünkü hepimizin tek ve ortak amacı mutlu olmak... Mutlu olmanın yollarını arayıp duruyoruz.Kimimiz adrenali..
Gerçek olan gizlenemez, saklanan her şey mutlaka bir gün açığa çıkar....Yarın bırakılan her iş, tamamlanana kadar karşımıza çıkar durur ....Kaçtığımız herşey bizi takip eder....Direndiği..
“ Unutma” demişti babaannem, “Hayatına giren herkesin, başına gelen her olayın, sana bir armağanı mutlaka vardır. Yaşadığın anda öyle görünmese bile.”Geçmişimize iz sürsek neler buluruz kim bil..
“ Bizim kuşağımızdaki en büyük devrim, insanların zihinlerinde davranışlarını değiştirerek, yaşamlarının dış unsurlarını da değiştirebileceklerinin keşfidir.”William James- Nefes almayı unut..
O hep mutsuz... Ağzından uzun zamandır " Çok şükür , iyiyim..." sözlerini duyamaz olduk.... "Nasılsın ?" diye sormaktan çekiniyoruz artık.... Hayatla bilek güreşi yapanlardan o da... ..
Nedir kitaplara karşı bu sevgisizlik anlayabilmiş değilim?Ev taşıma şirketlerinin elemanlarının kitaplarımı görünce yüzlerinin aldığı ifade, kendimi suçlu hissetmeme neden oldu...Sonra garip ..
Yeninin enerjisi tazedir, temizdir, saftır... Tıpkı; Her yeni kıyafet, her yeni ayakkabıda, Evimize yeni eşya aldığımızda, Yeni bir arabaya binerken, Ocakta henüz pişmiş yeme..
Bağıra bağıra söylediğim bir şarkıdır. “ Benim can kırıklarım var.” Hangimizin can kırıkları yok ki? Bu can kırıklarını kalbimize saplanmış irili ufaklı, sivri uçlu cam parçalarına benzeti..
''Yanıyor. Ciğerim yanıyor. Allah’ ım bana dayanma gücü ver!'''' Onu gördüğümde boğazım düğümleniyor korkudan.'''' İhanetini öğrendiğimde, böğrüme bir bıçak saplandı sanki.'''..