Küçük ama ferah bir odadasındır... Vakit akşamın alaca karanlığı. Pencere aralık, hafif hafif meltem sıcaklığında rüzgarın esintisini hisseder insan... Gözlerini kapatırsın, öylece dalarsın uzaklara..
Hoşgeldin gönül köşküme...Beklediğim, özlediğim hoşgeldin....Beklenileni beklemek, özlenileni beklemek ve sonunda kavuşmak..Ayrılığında, aylar olmasına rağmen asırlar gibi gelen, onsuz geçen s..
Hemen hemen her gün haberleşiyordu kadınla erkek. Uzun uzadıya olmasa da görüşmeleri, telefonla veya maille bir merhabaydı onların arasında ki mesafeleri yakınlaştıran. Bu şekilde günler birbirini ko..
"Bugün pamuk kalbinden taşınıyorum"Eşyalarımı bavuluma gelişigüzel doldururken fonda bu şarkı yankılanıyordu. O anki ruh halime uygun olarak.Eşyalarım dediysem öyle pahada ağır olanlarından de..
Bahar mevsiminden midir nedir bilemiyorum, ilişkilerde bitmeler, terk etmeler, gidişler, gidildiği halde gidemeyişler yaşanıyor acımtırak bir tatta.... Her ayrılık yazısında bu hissediliyor.. Biti..
Ve nihayet yalnızlığımla başbaşayım bir çocuk masumluğuyla, bir kedi sokulganlığıyla..Yalnızlık dediysem öyle dipsiz kuyularda yada karanlık oda köşelerinde yaşanan yalnızlıklardan değil benimkis..
Öylesine birine öylesine bir günde Öylesine yazıldı bunlar, Kimse gocunmasın, kimse alınmasın..Öylesine biri ... Sana bu sözlerim..Gurur duyabilirsin artık kendinle..Başarılmazı ..
Sen hep benimmiş gibi...Fakat hiç benim olmayan...Sen beni hiç sevmeyen gibi..Fakat hep sevenimsin...Sen hep bana gelen...Fakat her an gidecek gibi olansın....Çünkü sen KORKU’ ..
Eskici dükkanıyım ben ya da antikacı ..Kolay kolay vazgeçemem alışkanlıklarımdan, hayatıma aldıklarımdan..Biriktiririm, satamam, veremem, ayrılamam...Bana göre değil öyle günü birlik i..
Benim bu hallerimin hiç kimseye bir faydası yok ama bil bakalım ben neden çok heyecanlandım seni görünce?Neden derin derin, doya doya bakamdım güneşten yanmış teninde boncuk boncuk bakan gözlerin..