-Baba siyasetle uğraşmak istiyorum.- Yaşın kaç başın kaç; henüz erken...-Anne, Murat bana çıkma teklif etti, onunla çıkmak istiyorum.- Olur mu kızım; hele şu sınavı bir kazan, hayatın bi..
Bir çocuk bahçesiydi hayat: Cıvıl cıvıl..Ben o parkta ne çocuktum ne de çocuğunu parka getirmiş bir ebeveyn.Ne çocukluğumu hatırlıyordum ne babalığımı ne anneliğimi.Ne dinlenme..
Aşk binlerce ton demiri eriten bir demir çelik fırınıdır...Bilmem kaç derecelik bu fırının enerjisini gözlerdeki ışıktan alır.Bir gün aşk biter.Fırın söner.Fırının tuğlaları çatlamaya ..
Yorgun bedenim genç yüreğimin komutlarıyla çırpınırken bana seslendi:"Çocuk.."Hep ciddi adam olarak görünmek isteyip de gülümsemelerime sakladığım "çocuk"luğumu belki de ilk o keşfetmişti...
30'lu yaşları geçmişsin... Aşkta hep başarısız olmuşsun, kiminle yaşlanacağını kara kara düşünüyorsun. Kimseye güvenmiyor, yalnız öleceğini düşünüyor, irkiliyorsun.Henüz geç değil....
Çok önceydi. Ne Musevilik ne Hristiyanlık ne de Müslümanlık vardı.Tanrı evreni yaratmıştı; ama insanlar kendi yarattıklerı tanrılara tapıyorlardı. Tanrı henüz kendini göstermemişti belki de in..
Sınavlara hazırlanırsın.Okullar kazanırsın.Diplomalar alırsın.İşlere girersin.Paralar kazanırsın.Aşklar yaşarsın, evlilikler kurarsın..Düşünmeye vaktin olmaz, sorgulmaya ..
Gözlerim yeni demlenmiş bir çay gibiydi.İnce belli bir bardağın içinde renginin berraklığıyla övünürken kesme şekeri bekliyordu.Bakışların bir kesme şekerdi. Çaya karıştığında onu tatlandıraca..
Saçlarıma sakladım utangaçlığımı.Hiç yıkamadım, taramadım, rüzgarlardan kaçırdım , güneşlerden korudum hep.Yatıp da yumuşak bir dize teslim etmedim -okşasın diye- pamuk elli bir sevgiliye.
"Yeşil gözlü bir kediKesip yüreğime giden telleriGüneşim olmak istiyorBende elektiriksiz bir şehrin paniği..." diye yazmıştım bir şiirimde.O zamanlar beni aşk yönetiyordu. Günlük yaşam..