Güneş tepeye ulaşmak üzereydi, telefonum çaldığında. "Canım Dostum, ortak konuklarımız var. Yarım saate kadar yanındayız" diyordu tanıdık içten bir ses. Ali F. Bilir idi arayan, Gülnar’dan telefon ..
Birkaç yıl önce, bir akşamüstü telefonum çaldı. Otobüs terminalinden aranıyordum. “ Bir turist sizi soruyor, ne diyeyim?” dedi karşımdaki kişi. “ Geliyorum, ” yanıtını verip atladım arabama. Yazıhan..
Latince adı mandragora olan adamotu, marula benzer ve gövdesi çok kısa olduğu için yerle bir gibidir. Geniş, uzun, oval, ucu sivri, kenarları kesik, sert yeşil yapraklarının yüzeyi pütürlü olup ..
Birkaç yıl önce, ikindi üzeri Pêcheur Motelin terasında tavşankanı çayımı yudumlarken, bisikletle yolculuğa çıkan iki turist geldi. Erkek yaşlıca, kadınsa orta yaşlıydı. Yorgunlulukları yüzlerinden..
Çelengileri yer yer düşmüş, balkonundaki tahtaların bir kısmı çürümüş, toprak damı yağmurlu günlerde akan, yeniden topraklanıp yuvulması gereken, iki katlı bir taş ev miras kalmıştı babamdan. Kıyı..
Bu poyraz da nereden çıktı? Kapı ve pencereden beklenmedik misafirler getiriyor. Masamın üzerindeki kağıtlar kanatlanıyor. Perdeler yelken gibi şişiyor, dışarı çıkmak ve özgürlüklerine kavuşmak istiy..
Pazaryerindeki satıcı, “Taze fıstığın haşlaması güzel olur, Beyim” dedi ve bir avuç kabuklu yerfıstığı uzattı bana. Elleri buruşuktu. Yüzüne baktım. Beyaz sakallıydı. Siyah çekik gözleri ise pırıl p..
Gökyüzüne kurulan kızgın sac indirilmiş, dağın gölgesi de toprak damlı ahırın üstüne düşmüştü. Deniz kokusuna bürünmüş meltem, ahırı yalayarak yükseliyordu yukarıdaki kızıl kayaların yangınını söndü..
Evimiz eski, duvarları çamurla sıvalıydı. Tavanında mertek ve pardılar vardı. Toprak damı da yağmurlu günlerde bazen akardı. Zemini ise iri tahtalarla kaplıydı. "İki katlı bu taş evin yer yer tah..
1960 başlarında, Gülnar-Anamur karayolu, Gilindire içerisinde, deniz kenarından değil de daha yukarıdaki eski yoldan geçerdi. O eğri büğrü, dar yol, olduğu gibi bırakılmış ve yenisi için kıyıdaki..