Türkiye mesafeler kat ediyor ama bazı zihniyet erbabı belli klişeleri aşamıyor...Her ne kadar eskisi kadar keskin ve yıkıcı olmasa da hala dini çağrıştıran her şeye tepkili olmak hastalığı sürüyor...
Kıbrıslı bir avukat, Lefke camilerinde okunan sabah ezanlarını susturmak için dava açmış...Davayı kazanmış ve bu "zaferi"ni de twiter üzerinen ilan etmiş... Yanlış anlaşılmasın bu avukat bi..
Başkanlık sistemi yine gündemde... Son on yıldır zaman zaman alevlenen zaman zaman küllenen bir tartışma bu... Mesele sadece Tayyip Erdoğan üzerinden tartışıldığı için de siyasi tarafgirlikten soyu..
Samuel Beckett'in ünlü eseridir Godot'u Beklerken... Bu tiyatro eseri tüm absürd (saçma) lığına rağmen, son elli yılda Batı kültüründe "anlamsız ve sorgusuz bekleyiş"lerin sembolü haline geldi...
Türkiye gündemi çok hızlı değiştiği için, fazla konuşulmuyor ama son haberlere göre sahte rakından ölenler sayısı otuza ulaşmış durumda. Sahte rakı, ucuz olduğu için genellikle yoksul halk..
Bu ülkede, kendini imtiyazlı addeden sanat erbabı, aslında veli nimeti olan izleyicilerinden hiç bir zaman haz etmemiştir. Bunlar, lafa gelince halk'la yatar halk'la kalkar ama kafalarında "hallk'ı..
Zorunlu pek çok şeyimiz var ama bizim hukukçular ya "zorunlu din dersi"ne karşı özgürlük "mücadelesi" verir ya da çocukları "zorunlu aşılama"ya karşı özgürlükçü kararlar verir. Bunların iki..
Yüzlerce yıllık ağalık düzeni söz konusudur. Mal mülk ne varsa sahibi ağadır.Diğerleri ağanın yanında karın tokluğuna çalışan marabalardır. Düzen böyle kurulmuştur...Hiç kimse bu düzene itiraz etme..
Ağzı ıslık çalmaktan başka bir şey bilmez adamlar, yerli yersiz bu "marifetlerini" gösteriyor, tüm memleketi, hepimizi zan altında bırakıyorlar. Nasıl olmuş, nice olmuş, kim yapmış... Hiç ö..
Biz, "yavrularını" çok seven bir milletizdir... Çocuklarımız için her şeyi yaparız... Onların doğumuyla başlayan saçları süpürge etme hali, bizlerin ölümüne kadar sürer. Yemez, yedirir; giymez, giy..