Çeşitli anlamlara sahip bohem sözcüğü, internet sitelerinde okuduğum kadarıyla. Bir anlamını alarak yazıma bir yerden giriş yapmak istedim. Benim seçtiğim tanım şu oldu; “ Asıl anlamı Çinge..
Her zamanki sabah yürüyüşlerimin birindeyim ve yine her zamanki gibi kendi kendimle söyleşideyim. Bu diyaloglarda bazen motive amaçlı kendimi söylenirken bulurum. Bu arada; kendini dövme ya da kend..
Bu hafta sonu İstanbul’ a gidiyorum. Bu kaçıncı gidişim, bilmiyorum. Çetelesini tutmaya da hiç ama hiç niyetim yok. Aslında bir yanımla macera gibi algılarken, diğer yanımla resmen işkence ..
Ne olurdu burası benim evim olsaydı. Her an kaybedeceğim korkusu yaşamasaydım. Ya da bir sürü gölgeyle birlikte evin içinde dolaşmasaydım. Ne olurdu? Ne mi olurdu? Sonra kendine acımak için..
Oğlum, kreşe giderken âşık olmuş. Ben de hissediyordum. Fakat o, babasına açılmayı yeğlemişti. Babası sonra bana aktardı. Aralarında geçen konuşma şu: -Baba ben âşık oldum. -Kime?
Nasıl da zorlanıyorum; kardeşlerimde olanı kendim için de istemeye. Çünkü bencillikmiş; ya da ne bileyim kıskançlıkmış gibi algılanacağından korkuyorum. Daha da kötüsü; sanki ben istersem, onlardan..
Nasıl da sevgi ve şefkat akıyor içimden onlara sarıldığım an. Anlatamam. Mis gibi kokularını içime çektiğim zaman, dünyalar benim oluyor. Öylesine içten ve şefkat dolu bir sarılış ki bizimkisi…..
“Lüks Hayat “ bir müzikal. Gitmek için face üzerinden gruba katılmam gerekiyordu. Fakat iki ayrı sayfada açılan etkinliğin, bir sayfasından diğerine geçinceye kadar, bir baktım ki kontenjan dolmuş...
Ne çok duydum bunu babamdan; “ Şapkamı önüme eğdirme, başka şey istemem senden .” Hâlbuki geriye istenecek ne kalıyor ki bu sözü söyledikten sonra. Hiç hata yapma, mükemmel ol. Ya da cinsiy..
Çocukluğumda annem anlatırdı hep. Hep demem maksatsız değil. Onu her üzdüğümde bu öykü tekrarlanırdı. “ Bak, beni üzersen ölürüm. Sonra da üvey anne gelir başına, sana etmediğini bırakmaz görürsün…..