Bugün hava kapalı benim şehrimde, Yüzünü asmış gülmüyor neye üzüldü acaba? Kim incitti yüreğini diye düşünüyorum.. Arada sırada akıtıyor göz yaşlarını, Yorgun benim şehrim.. ..
Kelimelerim tarifsiz kalır, sözcükler ise yetersiz, bir aşk ile doluyken bin aşka boğdun beni... Umudun peşine takılmayı, tebessümünde kaybolmayı öğrendim sözcüklerimi sıralarken... Yaz yağ..
Karanlıktı gece çekmişti gölgesini üzerine, yıldızları almıştı yanına sanki saklarcasına. Soğuktu bu gece üşümesin diye ay'ı kaplıyordu bulutlar, bulutların rengi fark etmiyordu ister gri, ister be..
Bana öyle bi gelmelisin ki tüm sözcüklerim anlamını sende yitirmeli... Öyle bir gelmelisin ki bir başka olmalı bu şehir gözlerinde. Bana öyle gelmelisin ki sözcüklerim teker teker senin yanın..
“Hayat dediğin şey sadece senden ibaret değil” demişti bir arkadaşım, düşündüm güzel bir yazı çıkarabilme umudu ile kaleme alıyorum. Hayat dediğimiz, bir çok şeyi kapsıyor aslında yaşadığımız süreç..
Kızdığımda ya da üzüldüğümde bir bulut gibi akıtsam yaşlarımı kendimi tutmadan, içime akıtmadan… Sular seller gibi esdirsem yellerimi, tutmasam içimde kaybolan hüzünleri. Dışa yansı..
Yanındakinin değerini kaybettiğinde anlayacaksın’ bu sözü bilmeyeniniz yoktur herhalde.. Yanı başımızdakilerin kıymetini onları kırdığımızda üzdüğümüzde en ağırı da kaybettiğimizde anlarız...
Küçükken bildiğim ve kar yağarken söylediğim tekerleme var ki hala söylerim, Lapa Lapa kar yağdı, Bahçe bütün Ak oldu, Dersten çıkan çocuklar, Karlı bahçey..
Üstüme elbise gibi giydirdiğim saçma sapan bir pembe toz bulutuymuş halbuki kurduğum hayaller.. Ardına gizlenmiş gerçekler, görmek istemediklerim ile beraber.. Yanıbaşımdaymış halbuki, kör olurken ..
Hayata bakarsın yeniden güneş doğar yarınlarına, yüreğine güneş doğduranı istersin nefes aldığın her an da.. Sağına baktığında o olsun istersin ama ben solumda gördüm seni sol yanım acımadan sol ya..