Direkt olarak birisine ''Seni seviyorum'' demekte veya yazmakta zorlanıyorsak, bunu ''Bir ayağım hep karada, bir ayağım hep denizde'' şeklinde söyleyebiliriz mesela. Bu, ''Seni seviyorum'..
Bize cazip gelsin diye, görülmemiş pembesini ikram ederler hani pamuk şekerin. Böyle anlarda bir koşu gidip, tanıdığımız satıcıdan daha önce tattığımız pembe pamuk şekerden bir tane alıp, o bize ik..
Bir insan, birisine kendisini sevdirmek için şansını zorlayabilir. Az biraz taviz vererek kişiliğinden, yaşam tarzından, beğenilerinden vs... Dış görünüşüyle ilgili de değişiklik yapacaktır mutlaka..
Hayat hilelerden, aşk ile'lerden ibarettir. Serap ile Ersoy; nefret ile sevgi gibi, gibi... Burada muamma olan 'hile' gibi görünse de aşikar olandır aslında. Dolayısıyla örnek istemez. Sera..
Kursaklarını tıka basa doldursam da kumrularım bugün sevgiye melul mahzun yağmur havasından ki bu zarar ziyan vicdanıma (Serap Ersoy) Keşke yalnız bunun için sevseydim seni (Cemal Süreya)
Bugün dünle sözlenmiştir; bugünle nişanlanmıştır. Yarınla da evlenecektir doğal olarak. Tabii yarın olduğunda bugün olmayacak ama neticede bugün de henüz yarın değil. Biz bunu tam olarak bilemeyiz...
''Aşk içimizde gaflettir, dışımızda iffet, ortamızda zaruret; sağımızda atalettir, solumuzda hakaret, üstümüzde adalet... Bunların hepsi laf. İyisi mi sen bana sevgi uğruna itaat et, ama en çok da ..
Bugün tatlı dilinle denizde yüzen yılanı kıyıya getirdin ya diyeceğim yoktur aslında sana. Ama... Pembeyi göğün mavisinde arayan serçenin martıya meydan okuyan tavrı da neydi öyle? Ya o deniz..
'İplik iğneden geçmiyorsa, iğneyi ipliğe geçirmeyi denemeli. Yine olmuyorsa, ya alacadır vakit ya da süreli bir tür gönüllü dövüştür bu! ''Biraz zaman'' diyebilmeli. Ama sökük yol alıyorsa durmadan..
''Aşk, kimine kapalı ve uzun bir yoldur. Kişi, o geçit vermez engelle karşılaştığında ya yarına gitmek için geriye bir adım atar ya da o noktada geçtiği yollarla hatıra gibi yaşar.'' Serap Ersoy