Kar yağıyor… Trafiğe kapanmış, arnavutkaldırımı çıkmazın kuytusunu aydınlatmayı görev bilmiş sokak lambası iç geçiriyor… Kızıla kesiyor ortalık, sabah olmak üzere… Nihayet, ..
Yaklaştıkça büyümen gerekiyorken, küçülmen ne garip! İstek mi, ihtiyaç mı olduğun konusunda kararsızım hala… Lüks müsün yoksa? Haddim misin? Haddime değil misin?..
Suların durumuna göre yaşanan garip bir döngü bu! İşten sana kalan zamanlarda alternatif bir şeyler bakıyorsun, şaşırarak ne güzel yazmış, helal olsun diye düşünüp okuya..
Yaşadığın boşluğun ortasına, dolunaylı bir gecede, tesadüfen düşmüş bir göktaşıyım… Hepsi o! İçindeki boşluğu başka bir boşlukla dolduramazsın! Boşluk, seni doldurur oysa…..
Bir deniz kenarı, Bir martı. Bir bank… Kameraya sırtı dönük, maviliğe bakan adam ben oluyorum rüyalarımda. Nuri Bilgen Ceylan filmlerindeki gibi, yavaş akıyor zaman...
İhtimalse, aklından geçirdiysen bir kere, ne kadar kendini kandırmaya çalışsan da, olmuştur bilesin. Yol, gama çıkıyorsa, gücün yoksa ve yalnızsan, balkonunda kuruduysa çiçeklerin… ..
Hediyeyi değerli veya değersiz kılan ederi değil, kimin verdiğidir. Yerinde taş, elmas, Yerinde elmas, taş olabilir… Gün olur, elmas çöpe, Gün olur, taş ömür boyu sa..
Şu anda çekseydim denizin fotoğrafını ve hiç deniz görmemiş insanlara gösterseydim; " Kandırıyorlar sizi, denizin rengi mavi değil kızıl, işte kanıtı" deseydim, inanırlardı besbelli. ..
Susmak cevap sayılır yerinde… " Bazı şeyler unutulmuyor." deniyor da hatırlamak için birinin dürtmesi, zorlaması, başka birinin unutmaması gerekiyor… Köprü, pasa durmuş mavi korkulu..
En sevdiği renkler; yeşil ve mavi olmalı diye geçirdim içimden, arabayı artık yeşillenmiş, papatyaya kesmiş tepeye bıraktım, ufuk çizgisinde yer alan adını bilmediğim merak da etmediğim adaya baktı..