Kıza bir partide rastlamıştı... Harika bir şeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki.. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırd..
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anl..
Hayat dediğimiz şey aslında bizden alıntılardan oluşur... Seversiniz hayatınızın bir kısmında çok görürler alırlar... Ayrılırsınız size çok üzüntü veriyor diye sizi sevenler bu üzüntünüzü elinizd..
Biz seninle yalnız yola çıkmış aynı yolun yolcuları gibiydik... Hayatlarımızda bir mola verdiğimiz anlarda... Bir kader hanında karşılaştık... Yüreklerimizi hayata karşı tük..
Yaralı bir kuşun kanat çırpışları gibiydi birbirimize son dokunuşumuz. Zayıf, titrek ve soluksuz... Binlerce cam kırığı içimizde, kulağımızda binlerce uğultu, ayrılanlara özgü umutsuzluk ve belirsi..
MUTLULUK; Kimi zaman üzüntü dediğimiz o ateşten gömleği giyme pahasına ulaşırız mutluluğa; kimi zaman hiç ummadığımız zamanda umut için aldığımız bir milli piyonga biletinde amorti olarak çıkar kar..
Genelde her zaman yapmaya çalışsam da en çok cuma akşamları yaptığım gecenin yavaş yavaş sessizliği vakit geçdikce aydınlığa doğru giden saatlerde haftabaşına sarar tekrar yaşananları hatırlamak is..
Evet belki de gönlümüzce mutlu ve huzurlu olmanın kısa bir özeti gibi ŞÜKRETMEK... Hayatı ne yazık doğarken ve nasıl doğacağımıza dair seçme şansımız olmadığı gibi... Nasıl bir hayatı belir..
Ben bir masala kahraman olmak için gelmedim hayatına... Ne kadar zorlaştırsan da hayatı bana Hep yüreğimin baş köşesinde olacaksın... Öyle yumuşacık değirdir yüreğim... ..
Düşündüm bu kadar paylaşma isteği nerden geliyor benim diye... Eh hep kabahatli annem o sevmeyi ve paylaşmayı öğretti bize... Nerden bilebilirdi ki sevmeyen ve paylaşmayı bilmeyen insanların hayatl..