Yaşamak; yaşamın derinliklerinde, duyguların zirvesinde, sevdalarla ve hüsranlarla bir şiir gibi yürekten akan mısralardan süzülerek; ince bir çizgi üzerindeki pamuk ipliğine bağlı hayatların her an..
Uykusuz gözlerde sabah olmuyor…Bir gece yarısı…Pencerenin önünde şehrin ışıklarını seyrederken, uzaktan bir şarkı geliyor kulağıma. Mireille Mathieu…“Un dernier mot d’amour…”Bü..
Yaşamak… Ne için ve nasıl… İçimizden geldiği gibi mi yaşıyoruz yoksa başkalarının istediği gibi mi? Belki de her gün yeni bir yüzle hayata başlıyoruz çoğu kez, o gün bize biçilen yeni rol..
Erkin Koray’ın “yalnızlar rıhtımı” şarkısını hatırlarsınız. “Bütün gece ağladımDalgalar kucağındaYosun tuttu gözlerimYalnızlar rıhtımında…” Eskiden yalnızlar rıhtımı vardı, şiir..
Meşhur bir yazar yaşlı bir adamın yanına yaklaşıp sormuş: “Amca bey, nereye bakıyorsun böyle?”Yaşlı adam gözlerini akan sudan ayırmadan cevap vermiş:“ Hayatıma bakıyorum oğlum, akıp giden ha..
Gece… Günün ikinci yüzü… İnsanın yalnız kendi içine döndüğü zamanlar… Suskun, sakin ve dingin... Yaşanılan bir gün, son rötuşlarıyla hafızalardaki yerini almak üzere… Zihinl..
Bazen gitmek ister insan… Her şeyi bırakıp gitmek… O duygu bir anda çöker insanın yüreğine. Mani olamazsınız… Elinizde değildir… Sadece istersiniz… Başınızı alıp çekip gitmek…..
İçinizde büyük fırtınaların koptuğu anlar vardır bazen… Ya da acı acı esen rüzgarlar… Savrulur durursunuz belki zamanın sonsuzluğunda… Belki sarsılısınız çokça… Hatta canınız yanar da f..
Unutmak istersiniz bazı anları çok zaman… Belki de sineye çekip kapatmak kapıları sonsuza dek, içinizi acıtan yaşanmışlıklara… Bir sevgi yumağı çözülür içinizde yavaş yavaş… Sökülür..
Hayat zeka işidir, içinde akıl varsa tabi ve duygularla birlikte ama onlara esir olmadan… Duygu hayatın süsüdür ve tabi irade ve mantık da akıl zeka kardeşliği… Neyi ne kadar kullandığımızı..