- Kategori
- Deneme
Çınarlar ve izler
Yaşamak; yaşamın derinliklerinde, duyguların zirvesinde, sevdalarla ve hüsranlarla bir şiir gibi yürekten akan mısralardan süzülerek; ince bir çizgi üzerindeki pamuk ipliğine bağlı hayatların her an kopabileceğinin şuurunda olarak; insan olmanın erdemini ayağa düşürmeden, bir çınar gibi güçlü ve onurlu, bir gül gibi nazik ve mütevazı; anlayarak ve hissederek; kimsesizliği ve kalabalıkları, neşeyi ve hüznü özümseyerek, paylaşmayı bilerek, dostça, sevgiyle, insan olmanın şuuruyla insan gibi yaşamak.
Her insan bir dünya, her dünya binlerce umut taşır geleceğe akan sisli hayallere.
Yaşamak hayal kurmaktır. Umutlarımızı gerçekleştirmek ve kendi içsel coğrafyamızı keşfedebilmek için itici bir güçtür hayal. Ve her hayal yeni bir umut, her umut bizi hayata bağlayan yeni bir başlangıçtır. Her başlangıç ise yeni değişimlere gebedir yaşam çizgimizde.
Hayaller, umutlar, hayatın getirdiği yeni dönemeçler ve tercihler.
Ve değişir bir gün. Her şey değişir. Aşklar değişir, sevgiler değişir, dostluklar değişir, hayat değişir. Her değişimde hayat yelpazesinin neresindeysek oradan yeniden başlarız yaşamaya; bazen bizi yaralamış ya da bizden bir şeyler götürmüş olsa da.
Hayat sık sık bir tercih, bir seçim hakkı verir insana. Dünyaya veda ederken de, her yol ayrımında yaptığımız tercihlerin sonuçlarıdır geride bıraktıklarımız. Sınırlı hayatlarımız sonunda bizi ya ASIRLAR ÖTESİNE UZANAN KOCA BİR ÇINAR yapar, ya da küçük bir esintinin bile silmeye yeteceği KUMDAKİ AYAK İZİ.
Hayatın içinde var olan her şeyi yaşama tahammülü gösteren tek ve en değerli varlık olan insan, yaratılış olarak kendisi dev bir eser olduğu için, sahip olduğu ruh yapısıyla muhteşem eserler vücuda getirmek için gerekli donanıma sahiptir. Yeter ki içinde yeşermeyi, yeşertilmeyi bekleyen çınarı keşfedebilsin. O çınar, sahibini asırlar ötesine taşıyabilecek güce ve enerjiye sahiptir.
Erol Güldiken