İnsan gerçekten de içgüdülerinin himayesi altında var olan bir yaratık gibi dans ediyordu doğanın kucağında. Aksiyon sahibi olduğunu sanan bir reaksiyon kuklasıydı. Öfke kolunu kaldırdığınd..
Kendisini siyah beyaz bir filmin içerisinde gibi hissediyordu çoğu zaman. Aslında her parçasının, her kıyafetinin, hatta kafasından geçen her düşüncenin bile bir rengi olduğunu biliyordu ama rengin..
Yazıyoruz, çiziyoruz, çekiyoruz, yapıyoruz… Sonra okuyoruz, bakıyoruz, izliyoruz… Hiç bir etkisi olmadığı sanılan insanın bile bir katkısı oluyor dolayısıyla. Katkısı olan şey mi ne? Gerçeğ..