Her zaman yürüdüğüm caddenin kenarındaki patikaya saptım, kestirmedir diye düşündüm, bir an önce eve gitmek istiyordum çünkü. Hava çok sıcaktı, ayakkabılarım ayaklarımı fena halde sıkıyordu..
Genç kadın, kapının hızlı hızlı vurulmasıyla, ıslak ellerini mutfak havlusuyla kurulayarak, kapıya koştu. Gelen o sene liseye başlamış olan büyük kızıydı. Kız, yüzünpancar gibi olmuş bir halde, ken..
Uzaklardan duyulan hafif bir piyano sesiyle kendime geldiğimde, salondaki kanepeninüzerinde uyuyakalmış olduğumu farkettim. Saat geceyarısını geçmişti. Gidip yatağıma yatmam gerekiyordu ama yerimde..
Mutluydum. Bilirdim bunun anlamını. Üstelik, bu konu açıldığında, herkesin aklına ilk gelen bendim. Hep bana imrenirler, mutluluk sözcüğü, benimle elele dolaşırdı hayallerinde. Bu da, beni çok guru..
Kral’ın soyatrısı! Pek küçümseyici bakışlara hedef olan bir kelimeyi, başka bir kelime böylesi şatafatlı hale nasıl büründürebilirdi! Nerelerden bulurdu o gücü! Gerçi, sarayda, başına kral eklenen ..
Otobüsten indikten sonra yaptığı kısa yürüyüş ona öyle iyi geliyordu ki. Eve kadar olan mesafeyi yürümek, günlük olayları aklından geçirmesi için mükemmmel bir fırsattı. İşte yaşadıkları, ertesi gü..
“Adını denizlerden aldım.” derdi annesi. Bunu söylerken, elindeki işini bırakır, oturduğu divanın üzerinde, pencereden görünen maviliklere bakardı. Kışsa, gri bulut kümeleri gezinirdi denizin üzeri..
Elindeki üstünkörü yazılmış aşk romanlarından birinin ilk sayfasını çeviren genç kız sıradışı bir heyecana kaptırmıştı kendini çoktan. Ablasının kasabadan gizlice aldığı bu kitabı okuyup da ona ver..
Ne çok sevmişti yengesini. Bir ağabey ve üç erkek kardeşle yaşayıp, bir yandan da onların baskılarıyla başetmek zorundayken, birileriyle dertleşmeye o kadar ihtiyaç duyardı ki zaman zaman. Ağabeyin..
Gelin damadında kolundayken, böyle yakışıklı ve genç biriyle evlendiğine inanamıyordu hala. Kara kaşlı kara gözlü bir delikanlı olan kocasını ilk kez düğün gününde görebilmişti. Kız tüm cesareti,n..