Akaptu klanın en ileri kahiniydi. Onun gibi birkaç kişi daha vardı. Akaptu’nun tahminleri hep doğru çıkardı. Orupta ona gıpta ederdi. Gizli olan kalıt düşünceleri ona sorardı. Kalıt düşünce dedikle..
Orupta “Atalarımızın mağarasını merak ediyorum. Oradan gelecek bilgi izlerimizin olduğu bilinmezliklerle bizi sonsuza kadar yaşatacak. Bir merdiven resmi vardı. Birde oradan aldığımız örnekle yontt..
Aziz Amerika’da yaşayan ve otostop yaparak dünyayı gezmeyi seven biriydi. Şimdiki güzergahına Rusya üzerinden giriş yapmıştı. Ana vatanı Türkiye’deydi. Ülkesine bir tır ile gelmiş tırın, istikameti..
Elvis bekarlığın acıtıcı olduğunu kendine anlatamıyordu. Bir acıya uzatmıştı elini. İçinde biriken heyecana hevesle sarılıyordu. Evleneceği kızı seçmesi için kendini yenilemeliydi. Onca kız sarılmı..
Hala inanamamıştı. O ışık ve içeridekiler. Neydi öyle? Her şey okul partisinde başlamıştı. Rıdvan okulunu başarı ile bitirmiş ve okul tatili olarak sınıfça Antakya’ya gideceklerdi. Sözleşildi..
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde evrenin ortasında bir para gezegeni varmış. Bütün uzaylılar paralarını bu gezegene yatırırlarmış. Uzaylılar parasız kaldığı zaman paral..
Kapı ‘pat pat’ diye çalındı.Kapıya vuran kişi bir ritmle vuruyordu. Önce iki, sonra üç. Yaşlı adam zorlukla yerinden kalktı. Bu acelecilikte terliğini giymeyi başardı. Yavaş adımlarla kapıya yaklaş..
Uykusu vardı Ekrem’in. Uyumuştu ama seyahatte olsa bu bir otobüs uykusuydu. Ekrem annesinin tavsiyesini kulak ardı etti. Şimdi kim giderde Şaziye teyzeyi rahatsız eder, bırak kalsın.” Diye söylendi..
Ekrem tostunu ve gazozunu içince bakkaldan ayrıldı. Karnı şişmişti. Önce kaygana sonra tost. Okkalı bir kahveye ihtiyacı vardı. Filiz’in evde temizlik işlerini erken bitirmesini ümit ettiğinde heve..
Ekrem kendine iyi davransalar da bu iki yaratıktan ve bulunduğu ortamdan ürküyordu. Düşlerinde bile yoktu bu yer, ruhuna yabancıydı. İki yaratıkla yürümeye başladı. Biri “Benim adım Enmeen..