Kıraathanedeki sohbet koyulaşıyor.... ** -Bıktım be Dereli senin ah edip eh işitmenden. Bir gün de yüzün gülsün, ne olur? -Yüzüm gülecek elbet Haydar Baba, hele o hödük ..
Emine Teyze, uzaylıları gördü mü? ** -Anuşkamı arıyorum-Uçan kuştan soruyorum-Amerika’da mı Almanya’da mı bilmiyorum-Anuşkamı arıyorum… -Fazla bağırmadan söyle be oğl..
-Bak Aktar,gene zar tutmaya başladın. -Yok be Haydar Baba!Sen gele atıyorsan bunda benim suçum ne?Ah,işte gene hep yek attın. -Tek kapı açık,şimdi onu da kapatırsın,demeye kalmadı kapattı..
-Deli Hamza,demek ki havan bizeymiş;senin kabadayılığın da fos çıktı. -N’oldu da fos çıktı be Avcı? -Baksana adamlar koskoca inekleri çalıyor,Çulsuz’u bile soyuyor. ”Burası benden sorulur..
-Günaydın Hamlet. -Günaydın Haydar baba. -Kimsecikler görünmüyor ortalıkta. Galiba en erken ben geldim. -Senden önce de gelen oldu, ama sonra, Kosvolu’nun kıraathaneye gitti. -N..
Öykü sona eriyor... ** -Haydar Baba değil mi şu gelen? -Evet o, Avcı! Biri ona uygun bir dille anlatsın olanları. Baksana koşarak geliyor, kalpten gidecek adam! -B..
Serseriliğim kısa sürdü, tam tamına bir gün. Bana göre değilmiş. Yaşım daha genç olsaydı... Yerleşik hayatla ilgili alışkanlıklarım bu kadar fazla olmasaydı... Rahatlığa bu kadar alışmasaydım... ..
-Beyefendi, izin verirseniz masanızda oturabilir miyim? -Rica ederim, buyurun hanımefendi. -Gerçi bu mekandaki masaların çoğu boş, buna rağmen benim burada oturmak istememe bir anlam verem..
Şerife, sen bir fahişesin. Mapus damlarına düşmüşsün, af çıkmasaydı ömrünü burada dolduracaktın. Bir ırz düşmanını öldürmeye teşebbüsten ceza yemişsin. Kaç sene yatacaksın, ne zaman çıkacaksın? Bi..
Yitip giden çocukluğuna hayıflanıyorsun; onu sana geri getirecek nedir bilemiyorsun. Gözlerini kapatsan sonra açsan ve babanın tamirhanesinde olduğunu görsen. Hayat oradan, yeniden başlasa! Geçen b..