Televizyonu açma nedeni odaya çöken sessizlik sisini dağıtmaktan başka bir şey değildi. Kumandayı belki de haftalardır oturmadığı koltuğun üzerine fırlatıp yatak odasına geçti. Sigara, alko..
''Buyurun efendim ne alırdınız?'' ''Arkadaşım gelecek, o gelince söyleyelim. Sen bana şimdilik demli bir çay ver.'' Ne ayrılıklar yaşandı bu topraklarda, ne kavuşamamalar, ne acılar..
Uyandığımda daha önce hiç görmediğim bitkiler ve ağaçlarla kaplı bir ormandaydım. Nerede olduğumu anlamlandırmaya çalışırken arkamdan gelen sesle irkildim: ‘’Ne arıyorsun burada?’’ ..
''Sadece bir bıçak, bir tabanca mı yaralar sanıyorsun insanı, Kâğıt kesiği yaralar açıyorsun gönüllerde, sanma acımaz.'' Son kitabım yayınlandıktan sonra aldığım sayısız e-postadan ..
İnsanın sınırsız hayal gücünün ürünü olan bir demir köprü üstüydü beni gördüğün yer. Gecenin koyu karanlığına saklanıp, gözlerimden süzülüp yere düşen gözyaşımın çığlıklarıydı belki de beni..
''Hadi ama! Neden bu kadar isteksizsin?'' Bu soru cümlesi bana kaçıncı defa yöneltilmişti hatırlamıyordum. Soru hep aynıydı fakat soranlar belli aralıklarla değişiyordu. Daha fazla dayanama..
Betonun daha işgal edemediği, herkesin küçükte olsa bir bahçesinin, bahçesinde bir iki meyve ağacının olduğu, aralarda bulunan boş arsalarda hala çocukların top oynayabildiği, kızların ip atladığı ..