Hayrettin, kendi öksürüğüne uyandı. Yatakta doğruldu, birkaç kere daha öksürdü. Üzerindeki yorgan aşağıya kaymıştı. Eğildi, aldı ve yorganı üzerine çekti. “Az kaldı, seni yakında bırakacağı..
Pazar günü öğlen demişti, ancak o, sabahtan parka gitti. Defalarca parkın etrafını dolaştı. Bırakın akşamı, öğlen bile bir türlü olmuyordu. Zamanın geçmesini hem istiyor hem de istemiyordu. İstiyor..
Sigarasını yaktı ve - Münevver, hatırlıyor musun nişanımızdan önceki son buluşmamızda bizi nasıl da cereyan çarpmıştı? Dedi. O gün gene parkta buluşmuşlardı. En uzun görüşmeleri de ..
Hayrettin dışarıdan gelen araba kornalarının ve insanların seslerinden sokaktaki canlılığın arttığını farketmişti. Biraz sonra da üst kattaki komşularının küçük çocuklarının çığlığı duyulurdu. Çocu..
Kapı zilinin sesi Hayrettin’i anılarından uzaklaştırdı. Onu evde ziyarete gelen pek olmazdı. Bu, sabah servisine çıkmış olan kapıcı olmalıydı. Saatine baktı,10’u biraz geçiyordu. Kapıcı genellikle ..
Ortalık bir aydınlanıyor, bir kararıyordu. Güneş, bulutlarla saklambaç oynuyordu. Hayrettin saate baktı. Birazdan hava iyice kararacaktı. Nitekim isteksiz ve yorgun bir gece başlamakta gecikmedi. I..
Daha sonraki günlerde, ne zaman dışarıya çıksa, ayakları onu, doğru börekçiye götürüyordu. Neredeyse gün aşırı oraya gitmeye başlamıştı. Garsonlar da artık onu tanıyor ve ismiyle hitap edip, ne ist..
Yatağına yattı yatmasına da, uyumak ne mümkün! Sağa döndü olmadı, sola döndü olmadı, yüzükoyun ve sırtüstü uyumayı denedi gene olmadı. İki saat sonra kendinden geçti, uyumuştu. Ancak bu uyuma uzun ..
Artık sizli-bizli konuşmayı bir yana atmışlar; senli benli konuşmaya başlamışlar ve lokantanın teras katında sohbeti iyice koyulaştırmışlardı. Hava biraz rüzgârlı olduğu için lokantanın ter..
Hayrettin, o gün her zamanki gibi erken uyandı. Kalkar kalkmaz salona gitti, oradaki kapının arkasına baktı. Neden baktığını, ne aradığını kendisi de bilmiyordu. Son zamanlarda böyle garip bazı har..