“Tamam canım. Hadi bakalım uzan şimdi.” Denileni yaptı Leman. Yorganını çekti başına saklanmak istercesine. Selim uzandı yorganı kaldırdı yavaşça. “Geçti Leman. Geçti canım. Bu..
Duydukları gururunu okşarken yüreğinde kanayan yarayı pansuman etmeye yetmiyordu hiç şüphesiz ki… Gördükleri… Duydukları… Yaşadıkları… Hepsi birlik olmuş dikilmişlerdi karşısına. ”Tuana… Canım… ..
Günlerden beri ilk defa bu kadar yakındı Selim sevdiği kadına. Sıcacık bedenini, mis gibi kokusunu ne kadar da özlediğini fark etti. “Seni bırakmak mı?”diye fısıldadı usulca. “Ölmek ..
Dolabın önünde durdu bir süre Leman. Geçen doğum gününde Selim’in hediyesi olan pembe elbisesinde karar kıldı. Günlerdir ilk defa üzerindeki eşofmanlardan kurtulmuş doğru dürüst bir elbise geçirmişti ..
Gece mavisi tafta kumaştan bir elbise giymişti Elif. Kıvırcık saçlarını ensesinde dağınık bir şekilde toplamıştı. “ Ben hazırım aşkım.” diye seslenerek çıktı odadan. Harun’un gözleri ..
Leman yüzünde kocaman bir gülümseme ile oturuyordu saatlerdir aynı yerde. Gözleri bahçe kapısındaydı. Selim’i beklediği her halinden belli idi her ne kadar önündeki mecmualarla ilgileniyor gibi gözüks..
“Sizin de tadınızı kaçırdık.”diyerek bıraktı enerjisi tükenmiş bedenini sandalyenin üzerine Tuana. “Elif çenesini tutamadı ki…” diye mırıldandı Harun. “Bir şey mi dedin sevgilim?”
“Hoş geldiniz Tuana Hanım.” dedi gülümseyerek Halide tabağı, çatalı yerleştirirken. “Adımı unutmamış. ”diye düşündü Tuana “Demek iz bırakabilmişim ilk gelişimde.” “Ne alırdınız?” “Hımm..
Kapıyı araladı Yaren, usulca başını uzattı. Yatak boştu. Kısa bir an için panikledi. Gözleriyle alelacele taradı odanın içini. Pencerenin hemen önünde arkası dönük bir şekilde duruyordu Leman. Bir el..
Halide istekleri üzerine birer fincan kahve servisi yapmıştı onlara. İkisi de konuşmamayı yeğlemişti. Farklı düşünceleri olsa da aynı limanda buluşuyordu okuyamasalar bile zihinlerindekileri. Ancak do..