Şubat'ın on beşi. Malatya’dayım. Elazığ’a gidecek dolmuş durağını arıyorum. Gün, başını batıya eğmiş; Şubat'ın soğuğuna yenik düşmüş gibi ölgün ve solgun. İki elimde iki valizle bir belediye otobüs..
Dikişi sökülmüş, altı delinmiş ayakkabılarım ayağıma yük olmaktan başka işime yaramıyordu. Ayaklarım iki aydan beri yağmur, kar içinde; birgün başım ağrıyor, birgün dişim… Burnum, boğazım tıkalı. O..
“Akıl yaşta değil, başta” derler ya, eskiden gülüp geçerdim bu söze. “Çocukta akıl mı olur?” derdim. O yüzden, ‘Kırkına merdiven dayamış’ oğlumun bile aklını beğenmez, durup durup azarlardım onu. B..
( GÖZLERİ KARDEŞİMİN GÖZLERİNE BENZİYORDU; SIKAMADIM ) Sarız’ın güneyindeki son köyler de geçildi mi, dümdüz ova başlar; oradan ilçeye, ilçeden de Berut Dağı’nın eteklerine dek uzanır. Yaln..