Elizabet'i t/aşıran saklı cennet.., Fethiye...Ebru ve Ferhat Karabıçak'a...Roma Çağı tanığı ay armalı Mendos, Türkmen desenli hamağında...Göketeği.., 'yüce almeler'in fırlat..
Fethiye'nin aydınlık yüzü, dost Ünal Şöhret Dirlik'e... Rüzgâr kanatlarını indirmiş!.. Süt dökülmüş mavinin üstüne!.. S/is Sabahın demi... İç çekiyor kuğular.. kumrular... Demir alma vakti...
‘Her aşk, çamur gibi bir eriyiğe dönüşür;yol, insanın çekirdeğine varınca…’*Gülçelengi yüzün her katmeri bir bülbül çilesi..! İnleyen şarkı!..Bir makastan geçirmiş yaşadı..
Sevgi İslam’da sınanır..! Berlin’e sahiplenir olmuş kapitalist burjuva..! Paylaşmamış adi / l!.. Şansölye kime baksa, moşe!.. Köşeleri tutan elit yiyor pastayı..! Varoşlarda ot..
Bizim Kadınlarımız!.. Çocukluğumda, ‘Anasının Ali’si İstanbul’un başvalisi’ diyen anneme… Albenili kuğu boyna takılmış çarmıhta İsa’yı görse, sufi kadın Yüreğine mıhlanır!.. Du..
Aşkın diyalektiğine sahiplendi bahar gülüşlü! Facebook, gül kanatan ruhlar oylumu!... Bilsen Severdin bülbül ezgili imgelemi...! Silsen şiirlik artığı şairin adını! Sökebilir misi..
Şiirlik yüzü, yüreğe düş düşüren hayatbalı Çetleşen mor güngülü gülüşlü afeti devran!.. Dikeni bıçkın gülün her katmeri bir çığlık Ilgın ruhu çözülmüş… Sevdasının gözleri yakamozlu..
Kendi yerbeziydi milli görüş tezgâhında öğrenci düşüyle dokuduğu Cürlü cübürlüydü suyu, bulanıktı aynası!.. Kayar sandı ekseni!.. Dingin suyu kıra kıra, bulana bulandıra, ayrışa ayrıştıra..
Derneğini kur!.. İçten sarmalar delikanı!.. Ölmezse ölmezi, özürlü… Düşe kalka, kalka düşe bir yaşam… Süklüm büklüm ömür, bir yalnızlık öyküsü Yangal yangal bakar yalın yüz ..
Ey benim kalp kabuğumu çatlatan sevgili Saçlarımızı dağıtırken aynı rüzgarlar Sen Binboğa’ların ardında olsan Kısrağını kaybeden bir Türkmen atı olur Deli taylar gibi arardım körkü..