keyfi ruhumun temizliğin verdiği "ben"inde buluyorum derinliklerinin dinginliğini sonumun kış giyinmenin us tarlasında suluyorum sararmanın öz rengini suyumun<..
Şelalesinde gözlerimin bir çiy tanesi gibi Sıcak yerinde parlardı Doğuşunda güneşin ….sarardı, karardı ölüm gelirken Aklaştı, dikleşti saçı acı çekerken ..
hiç sanmam serinleştiğini buraların her şey eskisi gibi biraz geç vakit yaşama zamanı saatin şöyle kendime bir gelsem yağmurda sağanak aşklara tutulurum ilk ..
Denizi görüp anımsıyorum geçti aniden “dağ “ gibibir ömürgözlerinde bir denizkızınınkumsalda yüreğimin önüne düşmüş gibiyim seslendiğim tanımlanamaz bir boşlukmavilikte gözlerim
ben biraz da izlerimi bırakıyorumsenin için… bırakıyorum hayatıadımlarım biraz insan biraz da gölgesevinç sektiren sudaben değilim artık ben biraz da izlerimi bırakıyorum
Anadolu: kıvrılmış sancı çeken yoksul halkım yeter artık! Uyan!Kurumuş kanım Ulus! bir ekmeğin kaldı o da alınır öldüğün topraklar tek tek satılır İnsan?... açma gözlerini ..
herkes bir çift kanat düşlüyor bense, kanatların sahibinisakız dalları üstünde özgür gökyüzünü istiyorumkuru ekmek üzerinde ülkemin gülümsemesini…gecenin içinde köhne yaşam seslen..
sereserpe, karanlık, yağmur tutmuş sevdalarla dolutoz tutmuş anılarlayorgun ve ezikgelip giden bir hayatın ortasında şaşırtıcı bir varoluş ezgisi dinlerim baktığımda geceye..
ben hiç aşık olmadım bu kentte bu kent yorgun, kuru bir yaprak tanesi gibi aşıkların şehri değil artık-elveda diyor sanki yok olmaya yüz tutmuş bir türkü gibi sallanıp duran..
Issızlık çölünde gidip geleyim Dursun karşımda direnen tarafım Sevilip de öyle sana döneyim Ağlasın karşımda gülen tarafım Gizliyim aynada kendim göremem Uğraşsam na..