Üretirim… İşim gücüm bu benim… Miras yediyim sevgili annemden… Toplarım dünden kalanları ve geleceğe dairleri Ve gece gündüz durmadan işleri..
Değil işte; Ne dal yeşil, Ne de tarla sarı… Kızıla boyamışlar her yeri, Havada kan kokusu… Erdoğan Şahin, Didim ..
İşte öylesine bir şey… Ne savrulan bir düşün içindeyim… Ne de ayakları yere basan bir gerçekliğin… Öylesine sürü(nü)p giden bir yaşam benimkisi… Amaçsızlığa demir at..
Altmış ikinci sayfasındayım öykümün… Köylerden bir köyün toprak damında, Bir çığlıkla başlamışım yaşama… Yedi kardeşin ikincisi olaraktan… Günüm, ayım, yoklarda…..
Bu kaçıncı yakılışım… Küllerimden kaçıncı kez doğuşum… Ve sevgisizliğe kurban edilişim… Kısır döngülerde, yobaz kuşatmalarda çırpınışım… Adım kadın, saçı uzun aklı k..
Sesimin ahengi Sözümün mihengi Gözümün banyosu Kulağımın pası Gönlümün de yarası… Ve “Ockham’ın usturası” Yine de tanımlara sığmaz kendisi… ..
Düşüyor içime yıllar... Ne doğdum, ne de yaşadım... Bir hüzün kaplıyor içimi... Ne dünü var ne de yarını... ..
Beni ben yapan, sendeki ben... Seni sen yapan, bendeki sen... Tuttuğun aynada var olan ben... Tuttuğum aynada var olan sen... O halde; aynasıyız birbirimizin… ..
Bazen çekip gitmek düşer size… Göçmen kuşlarının peşi sıra… Yarattığın krala yenilmiş olaraktan Tebdil-i mekânda ferahlık vardır ya… Çocukluğun da çağırıyor olmalı s..
Kurulmuşum ocağın baş köşesine… Önüme kurulmuş kralların sofrası… Bir kömbeye sürüyor yeniryağı*… Ve toz şeker serpeliyor üzerine… Ben yedikçe zevkle… Gülüyo..