Ölüm koymuşlar adını… Ölümden, ölümler çıkarsın diye… Canlı bombayken, dönüştün leşe Kıyarak, o kadar masum cana… Adın kal-leş olsun… Tutturulmuşsun bir maşa..
(tüm sevdiklerime…) Öyle bir şey işte… Bilinsin istemez Bir giz gibi saklar içinde... Belli ederse bozulacak sanır büyü… İşte, öyle bir şey benim sevgim...
İstemesen de Alıp götürüyor düşlerin seni… Korkunun girdaplarına… Çağımız korku çağı… Ne yediğimiz ne de içtiğimiz belli… Zehir kusuyor bilim, insanlık adına..
Herkes başkasının hayatını yaşar Koyun keçi, keçi de koyun bacağından asılır İnsan insanın kurdudur… Kimse kendi mezarını kazamaz… ..
Ne siyahım ne de beyaz Ne gök mavisi ne de deniz mavisi… Ne kırmızı, ne yeşil, ne de sarı… Benim rengim grilerden gri… Ne evetçiyim, ne de hayırcı… Ne doğruc..
Ben, altben, üstben Ve bir de ben olmayan ben Savaşır dururlar durmadan… “Salt benle” “salt akıl” iyi anlaşsalar da Hep karşılarında durur, ben-olmayan ben V..
Damarlarım, Bir yol bulmuş, anamdan babamdan Akar dururlar, beynimin loblarına… İşte bu yüzden: Ben bende değilim… Biraz anamda, biraz babamdayım… ..
Kazı, Kazıkça kazı… Dökülsün tüm sırlar Sırlarla sırlanmış sırlar… Açığa çıksın insanlık Açığa çıksın özgürlük Kazı, Kazıdıkça kazı… ..
Ressam, Almış eline fırçayı Fırçalıyor ülkenin kaderini… Yenmek için yükseklik korkusunu… Düşürüyor ülkenin profilini… Pro(FİL)’den pro(be)'ye... ..
Rahmetli babam da özlüyordu, Ben yaşlardayken, gurbetteki beni, Benim şimdi çocuklarımı özlediğim gibi… Dedem de özleyip durmuştu yanı başındaki babamı… Ve dünden bu..