Her elma Kendi kurdunu kendi yapar Kendini yara yara yol alır Kendi içinde… Böyle işte… Asıp duvara dünya haritası Diplerini doldurup bütün suların Karalarla kalır..
Sarı kımıl kımıl su çiçeğielini değsen dağılacak... Koy şu dizlerini şurayaat...Oturma yalnızlığınla bas...Babadan kalma ingelen radyonunturuncu tuşunayeşil kutuda..
neremdi bilemedim ne renkti bilemedim açtı sol yanımda domur domur belki kızıl çokça mor... üveyikler yuva yapardı en tenha yerimde en tenha yerimde küçü..
Diyordu ki annem mektubundaÜşütme ayaklarını Belini sıcak tut.Koymamıştı yine noktalarını harflerinGülmüştüm.Yarı ağlamaklı. YağmurKanla karışık bir acıUsul...Tütü..
anca bu kadar tatlandırabildimbir koruk üzümü bunca yıl...hızlı tren gibi geçip gidiyor ömrümün ortasındankağıttan gemi gibi akıp gidiyor nehrimin ortasındancennetcehennem<..
Şimdi bütün kanatları üstüste koyupUzun bir şarkıyla salmalıCam bilyeler gibi kendimiYanar döner...Çimen kokuyorBulut kokuyorNakarat... Şaman bir panayır anıGeleceği ç..
Hiç örselenmeden çıkabilir miyizşiddetin kol gezdiği akıntının içinden... Çok uzun bir yol bugayya buışıkların bile kör olduğuçorak ins havzası. Çıkabilir misin ırgalanmadan<..
Yüzüme vurmasamda olur diyorumben kendimi en küçük halimlede sevdim. Sesimin çocuk çıktığı günlerimdemasuscuktan kiremit kınalar yakardımhep masalımın sonunda dilimlemeden elmayıb..
daha gün doğmadan başlamıştı serçecik turuncu gagasında şarkısını budamaya üşümüştü yüreciği uzundu gece yağmurlu masal günlerinden de çok hep mavi dedikçe inatl..
tam şuracığımda kötü bir haber gelecekmiş gibi seyirdi kafesinin içinde dönenen yüreciğim. bütün tarla kuşları hep birden havalanır mıydı yoksa bütün tarla kuşların..