Dün derste; Kalbi öğrenmiş oğlum! Kanı pompalamaya yarar dedi! O kadar mı dedim! O kadar dedi! Senin kalbin Mümine? O da mı?..
Horluyorsan Mümine! Sorun yok! Nasılsa yüzük takacağız!! Geçiyor! Not: Reklama nazire bu!!..
Uyurken Mümine! Terlik giy en iyisi! Boş ver reklamı! Böyle daha stres yapıyor bende!!..
Kemal Abi de gitti, nam-ı diğer “diyojen” Her ölüm verir acı, her gidiş bence erken. * Bir bakarsın bugün var, yarın verilir sâlâ Ben hiç ölmeyeceğim, diyen var mıdır hâlâ?..
Bugün doğdun demek derinmavi! Bugün bir! Yarın ... Öbür gün... Ve daha nice güneşli günler. Senindir! Not: Yağmurlu günler diyecektim, çamur oluyor diye demedim!!..
Senin için Mümine! Papatya aldım Romandan! Gözünün önünde falına bakacağım! Bak nasıl seviyor gelecek! Geçen iskambil falına inanmadındı! Kâğıdı kurmamıştım halbuki!..
Cimbom Mümine! Trabzona yenildiyse benim suçum ne? Dedem oralıydı sadece! Ben Sakaryalıydım! Bizi sorma! Aynı siz! Küme düşmekten hallice!..
Bir mizah yazarı o, sormayın ha şimdi kim? Çok üretken bir yazar, işte Süleyman Ekim! * Türkçemiz yozlaşıyor , diye kızmış bir sefer! Ekim’e itirazım, yapın onu october! *..
Sevdamıza aracı koymayalım Mümine! Yok papatya! Yok imam! Sen bana seviyorum de! Ben de sana! Ne papatya kel olsun! Ne imam şahit!..
Nisan ayı Mümine! Balayımız olsun! Hıdrellez yakında! Allı güllü çıkarlar çadırdan bakarsın! Geç kalırsın!..