Gittin… Öyle mi? Hani anlatmıştım sana Rüyamda görmüştüm hani Otururken bir bankta Uzaktan izleyip Gelememiştim yanına... Gittin… Öyle mi? Sevgi selinin eşliğind..
Akşam mor etekleriyle Örterken üstünü Köpük, köpük Sevgi dokuyordu Akdeniz Yıldızlar Serenat yaparken yakamozlara Hüzünlü saatler yaşıyordum Umarsız ve çaresiz ..
-gene sessizlik, gene sensizlik- ne zaman seni düşünsem bir sessizlik çöker gözlerime, içimden bir ses git der, git ve anlat olmayacak işleri, yapamıyorum, çivileni..
Toros Dağı hikmetin var bilinmez Kışın dumanından çevren görünmez Kar ile kaplanmış başın bulunmaz İzin ver geçeyim gel Toros Dağı Kış gelince giyinirsin akları Akde..
epeydir uğrayamadım sana, darılma olur mu? kendimi savunmayacağım, mazeretler de icat etmeyeceğim neden gelmediğimi sen biliyorsun işte dinler misin beni anne ..
Kolay olmayacağını biliyordum Ne bileyim işte, utanmak sıkılmak Yadırganmak da vardı işin ucunda Ama her şeyi göze almıştım işte… Memlekete birlikte gidecektik sizi..
Sen yine bahçeden geldin, Ben, elimde ısıttığım suibriğiyle Seni bekliyorum… Hatırlarsın işte gelince Islak olmasından çekindiğimiz Bir taş vardı evimizin önünde..
Düşünsene ne çok emek vermiştik bu sevgiye, En masumane duygularımızdı paylaştıklarımız seninle, Hani olur ya, belki kayıp zamanların telafisi olur sandım… Gel gör ki gene yandım,..
Hatırladığım kadarıyla bir ay önce almıştım son gazeteyi Gazete dediysem birkaç sayfa değil haa, bir sürü Bilmeceler, bulmacalar falan filan yani kucak dolusu O gün bu gündür hala..
Irmağın coşarak, akması mıdır Söğüdün göz yaşı dökmesi midir Yosunun kayaya, bakması mıdır Aşk bunlar değilse,başka nedir ki... Güneşin yüzünü yakması mıdır Güllerin..