bir kedi gelirdi gölgesini yaslardı her gece duvara gemiler dolusu fare boşalırdı bıyıklarından bir çocuk gelirdi yüzünün nemini yaslardı her gün duvara avuçlar..
birazdan saçkırımın kenarına iki tabure bi masa masaya radyo radyoya türkü bi kilim bi semaver biliyorum elbet uzayıda aştı çağ ama değişmeyecek elbet ço..
denizden karaya vuruyor martılar yağmur gelecek dalları basacak incirin göğeren güzelliği başımı kaldırıp bakmak istemiyorum bekliyorum yerin çekimini bekliyorum gö..
törenle gömülmek yakışır her ömre bayrakla beraber kuşlar da yarıya inmeli çiçekler filan adres değişse de dualar gelmeli taahhütlü ağza diken gibi batmayan ..
Tam ortasında çıkıyormuşum filmin çıkıyormuş benimle birlikte gökte figüran Kırlangıç ana tema bu arkamdan karışıyormuş gök bi yağmur bi kıyamet<..
ben bu pencereyi örttüğümde akşamüzeriydi babası gelmişti güneşin dağa gitmişti komşu komşunun külüne muhtaçkenki halimdi koyu kül rengi mostrasına atıldığım atarsokaklar ..
uykusuzdum ve kuş olasım vardı konsolun üstünde kuş olasım vardı ama çin porseleni olanından gagam taşınırken kırılmış olsundu ve dışarıdaki essah kuşlar merak etsinlerdi kursağımda..
bi kaç kırlangıç üç beş bulutla bastırılmış açlığım vardı üstelik dalında ballandıkça incir yükselip duruyordu duvarlar ılık bi ikindi vaktiydi ayakucunda büyüyordu akşa..
hem babasız hem annesiz doğuyor güneş şahidi kuşlar duvarın ucuna konan serçe günlendikçe büyümüyor taşlar çocukmu çocuktu ellerim gü..
cinayet esnasında günleri karıştırıyordum güneşin alnı kısıktı tutmamıştı akşamın dibi artık büyüdün demişlerdi kısa kesmiştim saçlarımı çerçevesi kelebekli gözlükle bakıyordum ..