Dolmuş havuzlar gibiyiz, hepimiz Kimisi yağmur sularıyla dolmuş Kimi en öz pınarlardan, özlerden Bazıları da sadece dolarlar… Özümüz bir derler, öze gelen sözler ..
Sen kasıla kasıla yürüyen insan Öncekiler de kasıldı, uzun süre Gelenlerden kalmadı hiçbir şey Sel aldı götürdü, yel aldı götürdü. Kesme ağacı, yıkma, sökme kökünü
Türkiye’m canım ülkem Vatanım ruhuma yurtsun bedenim Varlığım hayat bulur varlığınla Yatağım, döşeğim rahatım benim Açtım, sen doyurdun beni Şükürler olsun, iyi..
Anne ne kutsal bir çağrıdır, Ağlarken anne diye başlayan sözler Görününce göze, ferahlama getirir kalbe Kadındır, nihayetinde annedir Çocuktur o da babasına, annesine..
Ustayız dediler, ustalık emek ister, ustalık ömür ister bilinir, zanaat, sanatına ömür vermiş, sanat olmuş, hayat zanaat olmuş ömür ustalıktan sanat anlaşılı..
Yoktu sözümüz, Söz oldu sözcüler, sözcüklerimize Gözlerimize görüntüler yoktu Açılmamıştı gözlerimiz daha Açtılar gözlerimizi, Herkes kendince çekti sır perdesini ..
Koskoca heykeller altından geçtim sessizce, korkarak Kastım değil, taş toprak, tunç heykele yok kelime, söz Canlıların yeri belli belirsiz, cansızların yeri belli Heykellerd..
Kamburu çıkmış bir beden ruhu bile yorulmuş bir insan. eller daha bir nasırlı utangaçtır halinden belli ki insan insan utanır, utanırsa bir âdem. Utanırsa insan..
Atana koşmak için yola çıkan genç Sözlerine bak hele, ne vasiyet etmiş Kim vasiyete uymuş, kim ihanet etmiş Yanlış yollara doğru savrulma sakın. Kütüphaneler boşalmış..
Dün dünyada hayat vardı ya, her şey değişiyor, dün bugüne ayna neşeni kaybetme, sen de biraz oyna oyun bitince, başla yeni bir oyuna. Gidenler gitti, bıraktılar bir ş..