İnsan denilen şey ne de garip! Yaşamak istese para yok, Para kazanır, Yaşamaya zaman yok. Çalışır çalışmayanların yerine Beğenir, beğenilsin diye Severmiş gibi y..
Her erken kalkan insan Kendi atını hazırlar Çıkar gider, sefere Kendi niyetine, kendi seferine Kendi savaş meydanına çıkar, Kendi atıyla beraber. Kazanan ..
Rüzgârda sallanan yapraklar sormuyor kimseye, öylece sallanıyorlar işte! var belki çok dertleri söylenmiyorlar, öyle insan gibi Gürültüleri var! sivrisineği ..
Yanıyor memleketimin ciğerleri Bin yılda yetişirken Bir günde eriyor hoyrat ellerle Kül oluyor yemyeşil hayatlar Yaş kesen baş keser Öyle bildik, kesme..
Son huş ağacının altında Sessizce beklerken Huzur arardık, susarak Bir kısmet, bir nasip gelecek Konuşma! söz, gümüştü Sus! som altın gelecek Eğriye doğru..
Sıcak bir yaz günü biçilir otlar Dinlence vakti bir armut ağacı altında örs ve çekiç arasında dövülürdü çelik kör tırpanlar kaynaktan çıkan suyla öz..
Lafı bol, kendi yaman, sanma sakın Bol lafa çokça zaman ayıran Ustalığı laftadır, arama başka sanat, Kanma bol lafa, çekmeyesin cefa Bilenle sohbetin doyul..
Herkes kendince tutturmuş bir yol hepsi birden buyurur; “en doğrusu bu yol” her yol, bir yere gider bellidir, gidenler olmadı henüz gitmeyenler doğandan az, olma..
Giymiş kürkünü, hazırlatmış yatını Açılmış denize, tam yol ileri! Öyle derler, bilmem ya tam yeri “Fransız Tatil Köyü, Çıplaklar Plajı” Deniz düz mü düz, güneş aynı
Bir ihvan, bir derviş, Eskice, bir küp bulmuş Nefesi güçlü, ilmi derinmiş Babasından kalma posta serinmiş Yedi numara miyop, yıldızları görürmüş Türkçe konuşur, Arapça..