Ağlayan geceye yoldaş Vicdanın yangısında ateş Denize yol nehir yatağına Düşmüştür kül güneş Yanarak çözülümse hüküm ..
Güneşsiz dalların yosunuyla Birlik üşümeye bileylenmiş Canlar Çekilirken köklerinden, Aşka yalnız aşka adak Gün Düşerke..
Acı rüzgârların, Isırdığı dudaktan Sesler anasona yatar Gözlere çökmüş bulutlardan Yırtılanı, dalgalar tutar Volkan buruntusundan
Hazana kopar ses, yersiz yetim Dalgalanmadan düşerken toprağa, Ayakaltına gömülü çığlıktır Yaprak çıtırtılarında sonbahar Boş gözlerin kekre soluğunda ..
Her doğumla yerden uzanıp Kolların ağıyorsa fersiz sessiz Batımlarında yankın sükût-u hayaldir Oysa cenine düşmeden Kuş alayıyla ateşlenir kıyıların Kirpikle..
Kaç iklim çırpınır göğsün direğinde Yağmur tutulmalarına ellerin açık Aya vuruyorsa yüreğin çivi, Tutulur mu güneş be gün yüzüm Mor kuşaklı dağlara çizilmi..
En derin kuytulardan Yay gibi uzanıp denize basan, Kanayarak yedi rengini akıtan Çaresiz illet, nefes-i aşkım! Ruhunun süzülen kan..
Düşlerini karanlığa iliklediğin düğmeler Üstüne biçilmiş fistanın yıldızlarıdır ................................................................................ ..
Uzayan gölgeler altında Güneşi kovalayan kuşlarca Havalanırmış sesler Yırtılan bulutlardan Gözler çakmak, Çaktıkça Sanc..
Örülen tuğla harcına Aşk karılmışsa, Yedi iklim rüzgârlarına savrulur Meskeni bedenin. Parça parça köz, Düşersin obaların Y iten sevdalar..