Eğrileri doğruları karıştırmadan Koçu henüz koyuna alıştırmadan Çürüğü sağlamdan ayrıştırmadan Rahatı unut, koca boş bir umut Dağdan uzaklaşıp, fareye baks..
Biz çoktuk karıncalar kadar, tüm dünyayı doldurduk Onlar azdı, en fazla filler kadar Biz çoktuk, koyunlar kadar, sürüler halinde yaşayan Onla..
Sıra sıra gemiler demirler limana Yenik düşer küçük esnaf zamana Yutarak büyüyenler gelirse imana Şehirler doldurur dev bir hangara Şehirler oyarlar karış karış altın..
Çekmiş takım elbisesini, çıkarmış ekrana Konuşur bir pir, önceden ödenmiş bedel Yalan sel gibi, keskin sirke küpten taşar Elinde olmayanın, dilinde gerek eder Ürünü dilinde,..
Bildiğimiz yollardan yürüdük, En doğru, en güzel yolları gördük Güzel yollar bildiğimiz yollardı Öyle bildik, Bildiğimiz yürüdüğümüz yollarda Eskimedi ayakk..
Ben basında şeylerin yıllar sonra doğrulanacağını ya da yanlışlanacağını bundan yıllar, yıllar önce Osman Durmuş ile Enis Öksüz’ün nasıl kamuoyunda gazetelerde linç edildiğini görüp sonuçlarını yıl..
Sözler var ki, Olmasa da olur Yalandır aslında Tamamen yalan… Sebepler vardır Ki, sonuçlar doğurur İlişki de derler Sonuç sebepten olur ..
Alırım satarım Yan gelir yatarım İşime gelir hatırlarım Menfaatsiz işe kulak tıkarım Alırım satarım Çalışmam, karışmam Konuşmam, sessizce, dinlerim ..
Bir yolcu bir insan Zaman kısadır, farketmez Dolaşır durur, dünyayı Geri dönene kadar Herkesin ayrı bir yol hikâyesi Benzeşir paralel evrenlerde Çarpışır ..
Giden hoşgörü getirir oldu, kuru bir gürültü Yunus’lar Mevlana’lar toprağımda uyur mu tüm evliyalar Ahi Evran’lar, Edebali’ler<..