uzunca bir geçmişi olan, bir aşk değil benimkisi.. bu sabah aşık oldum ben, yeni...daha çok yeni... çünkü sarı inci, doğan her yeni günle, sana yeniden aşık oluyor..
bırakıp gittiğinde beni sen, dönüp de arkamı, yoluma gitmek varken , takıp sensizliği koluma, aşkı ... sevgiyi ... hasreti seçtim ben ... kırk yıl, dere, tepe düz gittim, ..
çöl ateşlerinde , hayat pınarımdın sen, kavrulmuş dudaklarıma değen ... bir meltemdin, sonsuzluk dağlarından kopup, mutluluk yaylamda esen ... ve tam..
dün gece, seni gördüm yine düşümde... bir gemideydin, dayanmıştın küpeşteye... o güzel yüzün,kederliydi.. ve solgundun.. gözlerin ufukta, dal..
yıl 2007, mevsim sonbahar, tarih 18 kasım, günlerden pazar... fotoğraflar..mektuplar..anılar.. yani,o hep bilindik dostlar, bu yıl da toplandık yine,..
sevildiğini zanneder bazen insan... kendini çok önemser, böyle anlarda insan... ancak, bir gün gelir, bir şeyler olur, insan kendini görür aniden,
Odamın camları buğulu.. hava soğuk.. dışarıda kar, yüreğimde anlatılmaz hüzünler var .... sen olunca, her an baharı yaşardım yâr .. şimdi y..
geçen gün, kendime uzun uzun baktım aynada... gördüm ki; "hüzün" çok yakışmış bana... ve bir kez daha anladım ki; "hüzün" kırmadan,..
ne zaman sonbahar gelse , sarı saçların düşer gönlüme .. ve o masum yüzün , sonrası hüzün ... hüzün ... hüzün ... bu hayatı , ..
uzun yıllar önceydi ; sarı ve zehirsiz , bir " kasım akrep " i , soktu yüreğimi ... aradan yıllar geçti , ama hâlâ geçmedi , o yaranın izleri .....