I Kimse titretemedi Hunlar kadar Roma'yı Roma ki Akdeniz'i bir iç göl yapmış Üç kıtaya hakim İleri karakolları Tuna'dan Ren ve Fırat'a Oradan Sahra ve Lud Havzas..
Ört gökyüzünü Ey Ulu Ülgen Meşe ormanlarının Bulutlarını dağıt Kopar dikenleri Kıskanma tüten ocağımı Senden çalsam da ateşini Kutsa Yoksuluz biz Buğ..
Kör bir ozan anlattı Trova önünde atlarında ruhu vardı Kişnemeleri ölüleri ürpertir Yürekleri buruk Yeleleri burkuk toprağa değiyor Bilmez yakını ırağı İskender geldi uzakla..
Hazırlıyor deli bir rüzgar geceleri kışa Issız ve yıldızsız bir yolda soluksuz Gölgelere takılmış gidiyoruz Ölen bir ulusun çığlıklarına takılmış Alev içinde kuşlar ..
Şimdi uzakta kalmış bir hayalin Yansısıdır,yanılgısıdır Gözlerimde solan Yoksa bütün o acıları boşuna mı yaşadım Oysa tek bir güzel bir kokulu ağaçtan..
Lale renginde öfkesi Kaburgama çarpan sabırsızlık Güneş vuran arkların uğultusunda Bir yağmuru dinlercesine Ruhum şarap renginde Derken gün kokulu yüreğimde<..
Yakamozlanmış Sulara vurulan ay gibi ah! Kimliksiz acılarla Dinginleşen yüzüm * Mahsur kaldığı aynalarda Aksine vuran eylül’dür Genişleyen so..
Hiç kimse anlamadı böyle niye rahat olduğumu Ağlıyorken gökyüzü toprağın karnını deşerek * Düş gücünüz yüreğinizin çamurunda çırpınırken Hiçbir kitap fayda etmez
Gülfer’e Yalnız pazartesileri değil Ateşe ve rüzgâra inat Uzun uzun baktığın Durmadan içinde akan Gelgitlerle kıyıya çarpan Denizkestaneleri ve hurd..
İnsanın gözünün kamaştıran korkunç ışığıyla Deniz balkıyor Salacak'ta Şaşkın kuşlar uçuşuyor usulca yüreğinden Siyah bir leke gibi ölüm uykusu derin Sırtın..