Laç deresi bura kurban çıkış olmaz buradan işte iç organları dışarı fırlamış ve belden yukarısı çırılçıplak bir ihiyar yatıyor yerde elleriyle bastırmaya çalışıyor iç organların..
Laç deresi bura kurban çıkış olmaz buradan makineli tüfeklerin sesiydi yine daldığım düşten beni alan kaçmaya çalışanlar, bağrışıp çağrışanlar ve bir bir yere düşenler ..
Kan kırmızı akıyor harçik sayısız cesetle iç içe ağıt yakıyor dersimin ay yüzlü kadınları gözleri kanayan iki çeşme iki kurşun çanağı sanki toprağa düşerken birer birer der..
Beklemek zor değil gülüm zor olan günleri saymak ve her gün sayılmak gardiyanlar tarafından. ..
Gecenin salt karanlığında oturursun pencerenin önüne salt karanlığında gecenin yapayalnız , bir başına gökyüzünün sonsuz boşluğunda izlemeye başlarsın bir uçağın ardı..
Dağa çıktığında çocuk yaştaydı Seydo tüm ailesini yitirmişti baskınlarda gözleriyle görmüştü katledilenleri ve bizzat tanık olmuştu tecavüzlere günlerce savaştı o açlık susuzluk..
Ne martılar uğrardı bulunduğum koya ne de balıklar bir ben vardım bu ıssız koyda bir uyuyan deniz bir de sırtımı dayadığım kayalar bir ölü gibi uyurd..
Çocuktum,ufacıktım annem hep , derdi bana hep sustum yani dilsizleştim o günden sonra söylenecek sözümün çokluğuydu beni disizleştiren aslında sözümün taş gibi ağırl..
Kokusunu arıyorum yarı yolda düşürdüğüm sigaramın seni arıyorum vurulup yere düşmüş bir ceylan gibi oyuncağını kaybetmiş bir çocuk gibi sessizliğini arıyorum..
hüznün kapıları yarı aralık ölümle yüz yüzeyiz hep inançlı bir yaşam öyküsü sevdalı bir mermidir adımız katlanırım hüznüne, efkarına katlanırım ama katlanama..