Ben hayatta şunu öğrendim; insan severse tam seviyor, sevginin azı, çoğu, yarımı, tümü olmuyor, severse candan, özden seviyor. Seviyor gibi görünmek, seviyormuş gibi bakmak, davranmak diye..
İlkokul dörtte başladım aşk mektupları yazmaya. Bir sevgilim yoktu ama yazıyordum. Hem aşk mektupları benim ekmek teknemdi, geçim kapımdı. Yazardım, parasını da peşin peşin alırdım. Para almazsa..
Küskünüm ben hayata, küskünün insanlara.Ne istediğimi istediğim zaman aldım, ne sevdiğimi sevdiğim zaman... Hangi dala tutunduysam elimde kaldı, güvendiğim dağlara hep kar yağdı. Gülü kokla..
İçindeki her şeyi ona anlatmalıydı. Her şeyi itiraf ettiği takdirde ancak bu acıdan, azaptan kurtulabileceğini düşünüyordu. Bu yüzden her seferinde yaptığı gibi odasının bir köşesinde duran masay..
Bugün mesleğim gereği ülkemin benden çok uzaklardaki başka bir köşesinde yaşayan bir kadınla telefon görüşmesi yaptım. Yirmi üç yaşında, başından iki evlilik geçmiş. Biri nikahlı, diğeri nik..
Kadınların hiç dikkat etmediği bir şey var, bu da maalesef kendilerine hep eksi puan kazandırıyor.Halk diline yerleşmiş bir deyim vardır, ‘Ev hali’ diye. Nedir ev hali? Rahat olmaktır. Resmiyett..
İki hafta önceki blog yazımda ‘sokaktaki kadınlar-evdeki kadınlar’ diye bir yazı yazmış, kişisel gözlemlerimi aktarmıştım, yazımın altında da ‘merak etmeyin erkekleri de yazacağım’ diye not düşmüştü..
Takdir etmek, anlayan için olumlu sonuçlar verir ama bazen de takdir etmek işe yaramıyor. Çünkü sürekli takdir insanları şımartıyor ve o zaman da tekdir etmek gerekiyor. Evin hanımının, ‘yerde çok t..
Bu yazıma eşim Elif’in kısa bir anısından yola çıkarak kaleme aldığı duygularını konuk ediyorum. Yani kendi yazılarımı koyacağım yeri ona veriyorum. Malum hayat paylaşınca güzeldir. Almak kadar vermes..