Sensizlik içimde öyle bir sızı ki, sanki rüzgarlar burnuma yokluğunun hasret kokusunu getiriyor. Her nefes alışımda hasretin bütün vücudumu sarıyor. Her hücremde seni hissediyorum. Ağlamak istiyorum ..
Unutabilir miyim sanıyosun beraber yaşadığımız yılları, o günleri. Unutabilir miyim koluma yatışını, saçlarını okşayıp koklayışımı, bana içten gelerek sarılmanı, arkasından o masum ve bir o kadard..
Dün bir magazin bülteninde bir bayan için ' yeni bir aşka yelken açtı ' ibaresi vardı. Yahu bu nasıl aşktır Allah aşkına.. Geçen hafta aynı şahsiyetin bir başka erkekle fotoğraflarını çekmişler ' biz ..
Yaşamda bazen herşeyin sizi terkettiğini hissedip, o an yaşadığınız acıların bile acısız kaldığını fark edersiniz. Öyle yalnızlıklar doğar ki; gecenin gündüzü, ayın güneşi hiç bir zaman göremeyeceği..
Mutluluğu kimimiz aşkta, kimimiz işte, kimimizde mumlar yakarak karanlık ortamlardaki romantizmde ararız. Halbuki, o aranacak yerde değil beynimizin içinde gizlidir. Mutsuzluğu da kendimiz yaratırı..
Çok geceler, uykumdan uyandıracak kadar beni terler içinde bırakan acılarıma isyan ederek geçti. Yanımda sen olmasanda geceyi okşadım saçlarının yerine. Belki ben kırgın, belki sen yaralıydın...
Aşkı, sevgiyi, güzelliği, el ele tutuşup gezmeyi, gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demeyi çok özledim. Ellerini başka ellerin tutmasını, belini başka kolların sarmasını düşündükçe çıldırıyoru..
Yıllar geçtikçe anlayacaksın mazideki günleri ve o günlerin kıymetini. Gözlerinden iki damla yaş akacak, kendinden geçeceksin o eski günlerin güzelliğiyle. Yağmurlu bir günde evinin camından bakarken..
Yüreğimizde duygularımızla öylesine, öylesine taşmış bir sevgimiz vardı ki; Hep birbirimizi sevdiğimizi söylerdik. Sonra ikimiz de yalnızlığın, kimsesizliğin kollarına düştük. Anlık mutluluklarımızı..
Kan rengi kırmızı güllere bayılırdı. Zaten kendiside kocasının gülüydü. Her yıl sevgililer gününü, kapısının önünde bulduğu kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı, hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybe..