https://www.youtube.com/watch?v=NHsSbH3IAIU (Denizin hırçın dalgalarından korunmaya çalışan istiridye, derindeki bir kayaya sıkı sıkıya tutunup, yalnızlığı için gözyaşı dökerken, fark etmed..
Tanıdık hayaller böler karanlık gecelerimi nicedir... Yüreğim çınlamaktan yorgun; çın…çın! Saba..
Karşısındaki dağınık yabancıya baktı bir süre, öyle yitik, öyle çaresiz görünüyordu ki... Ağlamaktan kan oturmuştu gözlerine, öyle durgun, öyle mahzundu ki… İna..
Genceciktik ve hazırdık aşka!.. Ne varsa herşey hatırımda; ilk tanışma, ilk buluşma, ilk çırpınışı yüreğimin, ilk dokunuşun omzuma… Hepsi birer bi..
Yağmur kış güneşinden kristal damlalar misali süzülüyorsa hâlâ… Papatyalar hep sarı, manolyalar beyazsa… Mor sümbüllerin kokusu alıp beni uzak gençliğime götürüyorsa..
Gri, küçük, masum yağmur bulutlarını ve bulutların arasından parlayan iki yıldızı seyretti önce, sonra aya takıldı gözü. Tanıdıktı ayın yüzü, güleçti ve aklını başından alacak kad..
Sahile ıssızlık ve yalnızlık çökmüştü... Onlar inadına kalabalıklaştırdılar, çoğalttılar birbirlerini… Denizin kokusunu duydular, dalgaların sesini, belki de aşkın!.. ..
Kadehindeki içkiden koca bir yudum aldı, yutkundu, uğradığı ihanetin acısıyla konuşmaya devam etti: “Ters bir orantı var bu işte; Biz aşka sahip çıktıkça, korumaya çalıştıkça, onlar..
Olabilirdi, Olmadı!.. AŞK bize kırgın, AŞK bize uzak şimdi... Yine de düşlerle yenilenir AŞK bende bir de BAHARla... !
Birlikte hiç ıslanmadığımız yağmurlar vururken pencereme, gecikmiş kışlara doğru koşuyor ruhumdaki son bahar… Düşün ki, çokt..