
Benim adım Aslı ve “Edebiyat Eğlencelidir” de benim ufak projem.
İlkokulda Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” adlı öyküsünü okuyup, iç daralmaları ile yazarın neden bahsettiğini 3 paragrafla anlatmamızı isteyen öğretmen için aslında pek bir şey anlamadığım belli olmasın diye elimden geldiğince uzun, ağdalı cümleler kurarak oldukça başarısız bir kompozisyon karaladığım zamanlar, günün birinde böyle bir savla tekrar beyaz bir sayfa (her ne kadar artık o sayfa ekranın içinde olsa da) karşısına geçeceğim aklıma gelmezdi.
Derken ortaokulda bir şeyler oldu… Ve ben dünya üzerinde en mutlu olduğum yerin aslında kitapların aralanmış kapaklarının ardında saklandığını keşfettim. Her bir kelime ile tuğla tuğla inşa edilen bir duvar gibi yepyeni dünyalar, yepyeni insanlar, yepyeni hayatlar tanıdım onlar sayesinde. Öyle bir bağlandık ki birbirimize bir daha hiç kopmadık. Edebiyatın damarlarımdan hayatıma girip, onu dilediğince şekillendirmesine izin verdim.
Pek de iyi ettim!