
Bir devlet kurumunda Bilgi İşlem görevlisi olarak çalışmaktayım. Beden yaşım 28 ama ruhum kaç yaşında olmak istiyorsa o yaşın özelliklerine bürünüyorum hemen. Bazen bilgelikle konuşma ve yazma ihtiyacı hissettiğimde hemen 50 yaşında biri oluveriyorum, bazen de şımarıklık yapmak için ilkokul yıllarıma dönüyor ve 8 yaşında oluveriyorum.
Geçmiş ve gelecek ile hiç işim olmaz. Anı yaşamayı seviyorum. Geçmiş zaten adı üzerinde olmuş bitmiş bir şeydir. Ne yaparsanız yapın hiçbirşeyi geçmişin kilitli sandığından çıkartıp da değiştiremezsiniz. Peki ya gelecekle ilgili neler yapabilirsiniz ki. O sadece merakla beklenen bilinmeyendir.
"İlerde geçmişin için endişeleneceğine birazdan geçmişin olacak şu anı yaşamayı neden unutuyorsun"
Hayat felsefem çok gezerek değil, çok okuyarak bilgi ve irfan sahibi olunacağı yönündedir. Fakat okumanın pekiştirilmesinin mutlaka yazmaktan geçtiğinide kati bir şekilde belirtmek istiyorum. Tüm okuduklarınız kağıt üzerinde bir anlam ifade etmedikçe ve bildiklerinizi başkalarıyla paylaşmadıktan sonra dünyanın en çok okuyan insanı olsanız ne fayda.
- Toplam blog
- : 4
- : 83
- Kayıt tarihi
- : 17.09.13