Ve her zamanki gibi aynı hikâye... Oturdum kenarına denizin… Deniz bana baktı, ben de denize… Ve maviye döndü yüzüm… Hava sıcak mı, sıcak… Ağaçlar ..
Yetmişli yıllar, yirmi yaşında gencecik bir öğretmen. Tüm idealistliklerle donatılmış, çok şeyler yapabileceğini zanneden, üllkesine sevdalı bir aydın. Herkesin torpil için uğraştığ..
Ve yoldaydılar. Şeyhin köyü, öğretmenin köyüne yaya olarak bir saatlik yoldu. Yol patikaydı. Köyün erkekleri toplu bir grup halinde patika yolda, sohbet ederek ilerliyordu. Öğretmen de, muh..
Şeyh, kendisini ziyarete gelen köylülere, bazlama, pekmez ikram etti öğle yemeğinde. Öğretmen, böyle delik delik, özenle pişirilmiş bazlamayı ilk defa görüyordu ve ilk defa yemiş oluyordu.<..
Didimli olup da; Didim Orman Kampını bilmeyen ve orada piknik yapmayan yok gibidir… Didim’den Akköy’e giderken, Mavişehir’in az ilerisinden sola döndüğünüzde, Orman Kampına ulaşır..
Şeyh dönüşü, kız öğrenci yazma çalışmalarını hızlandırdı öğretmen. Bunu ne pahasına olursa olsun, başaracaktı. Yoksa yaptığı, yapacağı işlerin bir anlamı olmazdı. Okullar açılalı, o..
Korkular içinde geçti çocukluğumuz. Cinler, periler, alkızları, hortlaklar, Şık Mehmet, Topal Ali ve mezarlıklar, korku dünyamızın kahramanlarıydılar. Köyümüzün iki delisi vardı. Topal Ali ..
Tomasız çıktın gurbete… Gör başına neler gele… Yalanı yemiyor kimse... Tak artık geri vitese… *** Alamanya garip ülke… Konuğa sürüy..
Toplantının sonucu, öğretmeni çok mutlu etmişti. Bu konuyu hallettiğini düşünüyordu. Pazartesi gününü beklemeden, kız çocuklarının önlük yaka ve kırtasiyelerini almak istiyordu. Bu ..
Eskiden de; adı yine Orman Kampıydı ama biraz bize yabancı gibiydi... Şimdi bizim oldu… Niye bizim diyorum, çünkü Orman Kampının işletmesi Belediyemize geçti… Çağdaş toplumlar, Be..