- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ve deniz küstü

Ve her zamanki gibi aynı hikâye...
Oturdum kenarına denizin…
Deniz bana baktı, ben de denize…
Ve maviye döndü yüzüm…
Hava sıcak mı, sıcak…
Ağaçlar saygı duruşunda…
Bir serçe, su bulma telaşında
Bir köpek geçiyor, dili bir karış dışarda…
Bitsin bu temmuz ağustos diyor deniz...
Göstererek, sahili doldurmuş naylonları, pislikleri…
Çok çok şikâyetçiyim, içim yanıyor diyor...
Yiyorlar, içiyorlar, kusuyorlar,
Çok çok hor kullanıyorlar beni…
Oysa nasıl kucaklıyorum, nasıl seviyorum , nasıl içime çekiyorum onları...
Ne kadar pislik varsa yüklüyorlar bana…
Savaştan çıkmış gibi oluyorum akşamları…
Ve uyku tutmuyor gözlerim…
Artık taşıyamıyorum bu kadar stresi, pes diyorum…
Bakın işte, bir adam oturmuş kenarıma...
Ağzına bir şeyler götürüp getiriyor ve sonra da yüzüme tükürüyor durmadan…
Acayip kılıklı bir kadın, daldı içime tumanıyla…
Sigara izmaritiyle doldurdu kıyılarımı bir hanzo…
Röntgen firması kurmuş üç beş çakal, gelenin gidenin kilosunu ölçüyor…
Bir şeyler mi değişiyor anlayamıyorum…
Bir kâbus, bir sıcaklık sardı bünyemi
Çok uzaktan çöp yığınlarını görüyorum, hiç sevemediğim plastikleri naylonları...
Yavaş yavaş girecekler dünyama ve karartacaklar geleceğimi…
***
Ve her zamanki gibi...
Oturdum kenarına denizin
Deniz bana baktı,
Ben de denize...
Ve yüzüm kızardı…
***
Erdoğan Şahin


