Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
4.Ocak.2009 tarihinde başlayan 1. Milliyet Blog Düşünce Haftası bugün sona ermiştir arkadaşlar. Artık gelecek seneye kadar düşünmemize gerek yok. Katılımcı arkadaşlara çok teşekkür ederim. Saygılarımla.
Düşünmekten vaz geçip asli işlerinize döndüğünüz için hepinize teşekkür ederim. Ben demiştim; düşünmek insanı yorar diye. Bakın böylece bu kargaşada sona erdi. Bir daha kimsenin düşündüğünü düşünmek bile istemiyoruuuum! Saygıyla...
"Not: Aslında bugün dumansız hayatın ilk günüydü!!!" demiş sevgili Ahmet Balcı; son güncesinde. Sütçü Ramiz'in dediği gibi, "düşündüm düşündüm" ama ne demek istemiş anlamadım:) sanırım iyi bişi demiş. Buradan kendisine destek kampanyası başlatmak istiyorum. "balonlu tatlı" desteği gerekebilir. Evet sanırım Kanal-1 de yayınlanan bir kelime bulma yarışmasında sakızı böyle tanımlamışlardı. "balonlu tatlı!" İyi de ben şekersiz sakız severim ve sakızın "tatlı" niyetine çiğnendiğini hiç düşünmemiştim. balon kısmı tuttu neyse ki:) Sevgiler herkese, aydınlık şehrimin aydınlık mavileriyle.
Çoookkkk komiksiniz blogcular,fazla düşünürseniz kaybolursunuz "ennn"lerin arasında. Düşünen adam balta girmemiş ormanda eşşek dikenleriyle, yaban hayvanlarıyla,gergel dikeniyle, böğürtlenlerle boğuşur...İyisi mi blogda "enn" li yarışmalara devam...:))Gündem otursun diye vakit geçirmek için takılmaya devam...
Tamam kabul ediyorum, çok ilginç bilgiler aldım ama artık sıkıldım bu "EN" yazışmalarından. Çok fazla HIRS kokuyor. İş hayatını çağrıştırıyor. Ben "YAZI"yı iş hayatı olarak görmediğim için de keyfimi kaçırıyor...
Kumrularda düşünür ama tavuk gibi gıt gıtlamaktan başka bir şey üretemez! Düşünmek tembelliktir. Düşünen insan hiç bir yeniliğe imza atamaz. Mesela roman yazamaz, şiir yazamaz, iletişim kuramaz, sıcağı sevmez soğuğu sevmez, doğruyu göremez, üç kazı güdemez... Hem neyi düşünüyorsunuz Allah aşkına? Bulmuşsunuz güllük gülistanlık memleketi hala düşünüyorum diyorsunuz! Siz başımızdakilerden daha iyi mi düşüneceksiniz yani! Saygıyla...
Sanırım bu bizde bir hastalık ! Yani yaptığımız işin amacına ulaşmasından çok, anlaşılsın yada anlaşılmasın en çok sözü edilen olmasını daha çok tercih ediyoruz. Göz önünde olmayı, anlaşılır olmaya tercih etmiş durumdayız yani. Yazdıklarımızı hissedebilmekte esas mesele. Bloglarda geziniyorum mesela, Hadise için yazan yazana. Biraz düşünün, Ermenistan çıkacak ulusal bir platformda ''katliam ve ezilmiş bir toplum'' profili çizeceği bir eser seslendirecek. Suçlu sandalyesine de bizi oturtacak, bizde 'DÜM TEK TEK ' diyerek aynı platformda üzerimize atılan kara lekeyi görmezden gelip, kazanma gayreti içerisinde profesyonel bir ruhla yarışacağız. Tüm samimiyetimle belirtmek isterimki, eğer bu yarışmadan Ermenistan'ın bu çirkin tavrı nedeniyle çekilseydik, şimdi başım daha dik olurdu. Bence yarışma için açılan bloglarda buna değinilirse daha haber kalitesi yüksek olur. Ne dersiniz ?
Değerli arkadaşlar; Açıklamak isterim ki, "Yoksa siz MB enn'leri arasında değilmisiniz" başlıklı blog yazımın içeriği asla kişiler ile ilgili değildir, yapılması gerekliliğini epey zamandır uygun gördüğüm bir fikir tartışmasıdır. Esinlendiğim konunun kaynağı ise, büyük gazete ve dergilerde görev almış kimi profesyonel yazarlarımızın "Top 50" listesi sonlarında, hatta dışında yer almaları görüntüsüdür. Yani bunun bir haksızlık olduğu ve ispatı olamayacak veriler sunmanın gerçeği yansıtamayacağı vurgusudur. Saygılarımla.
Ben de düşünüyordum, düşünüyordum, öyle bir blog yazayım da tıklanan en çok blog benim yazdığım blog olsun diye düşünüyordum. “Hadise” imdadıma yetişti ben de yazdım ve şimdi en fazla okunan (tıklanan) bog oldu. Şimdi de düşünüyorum ben bloğu nasıl yazdım diye düşünüyorum. Arkadaşlar ne düşünmesi “Hadise” geldi fırtına koptu ve okunanlar tıklananlar. Yok, benim okurum fazla, senin kişi okurun az, tartışmaları. Vallahi sıkıldım gerginlık yaşadım. Bir de düşünüyorum modası çıkartmısınız. Başka yazacak konu bulamadınız mı? Düşünüyorum diyenleri mi okuyacağız. Yoksa giderim ha.
Hadi düş'ün milliyet blog gemimizin güvertesine, iskele alabanda! Ne güzel limanlar, nasıl cesur düşünce fırtınaları, tatlı tatlı atışmalar arasında bundan güzel seyahat yok. Düşün düşün, yazın yazın.. Selam ve sevgiler herkese..