Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
Gülname Güldane fark etmez bence! Sonuçta Gül, Ezgi Hanım!
Sevgili EZGİ hiç sorun değil. "Dane dane" de çok hoş bir yakıştırma olmuş. Amaan ismin hallerinin ne önemi var? Amaç bildiğimiz doğruları ifade etmek değil mi? Ben kendime "vakayinüvis" diyorum mesela:))) Söylemesi çok zor di mi? Gülname ondan da zor:))) Telefonda ismimi söyleyince doğru telaffuz edeni görmedim zaten. Sen yine güzel ifade etmişsin. "Gül-NANE" diyen var. Gül-HANE diyen var. Bu tür adlandırmalardan kaçınmak için ilk kez konuştuğum birine telefonda şöyle diyorum. "Gülname efendim. Mektup gibi... " Bu arada Sn. Mustafa Akgül'le görüştüm. Bu Pazartesi "İnternet Yasakları Konferansı" gerçekleşecek. ODTÜ'de Ankaralı dostlara duyurulur... Sayın Ümit CULDUZ'a da ayrıca teşekkür ediyorum. Seyir Defterini meşgul ettiğim için de üzgünüm. Hepinize sevgiler...
Sayın Turgut Özakman'ın, (Cumhuriyet Gazetesi) "Mustafa" filmi hakkında yaptığı açıklamalardan bir paragrafı, özellikle Hegel'den yaptığı alıntıyı sizlerle paylaşmak istedim. : "Filmde, Atatürk’ü büyük insan yapan özelliklere, niteliklere, güzel duygulara, büyük düşüncelere hiç değinilmiyor. İnsan Atatürk’ü anlatan ne kadar çok, ne kadar güzel, zarif, olağanüstü olaylar, hele yöneticilerin, siyasilerin, düşün adamlarının örnek ve ders alması gereken nice davranışları var. Biri bile anımsatılmıyor. Bu konuda Hegel’in bir açıklaması var. Çok beğendiğim için aktarmak istiyorum. Diyor ki: “Hiçbir kahraman, uşağı için kahraman değildir. Kahraman, kahraman olmadığı için değil.. uşak, uşak olduğu için. Kahraman uşağa, kahraman olarak değil; yiyen, içen, giyinen, kısacası ona kendi özeline özgü arzuları, düşünceleri ve gereksinimleri olan bir birey olarak görünür.” Bütün biyografi yazarları için bir başucu sözü. Hegel, “Kahramanlara uşağının gözüyle bakmayın; anahtar deliğinden değil, cepheden bakın.. bakışlarınızı kahramanın başına kaldırın” diyor!"
Sevgili Gülname Kurtgöz, Özür diliyorum. Aceleden name yi dane dane yapmışım. Acaba seyir defterine yetişir mi programdan önce telaşı vardı o anda. Teşekkürler.
Sevgili Ezgi Umut tüm ajanslardan çok daha severek ulaştığım ve çok donanımlı bulduğum haber kaynağım. Kişiliğini de çok seviyorum. "İnternet Yasakları" konusunu da kendisinden aldım. Bu satırlarım sanırım radyo yayınından sonra size ulaşır ama derleyebilirsem, sayın Mustafa Akgül'ün söylediklerini özetlerim sayfamda... Başta Ezgi Umut olmak üzere tüm MB ailesine sevgilerimle...
Elveda Rumeli dizisini izliyoruz, Terzi Hasan, karısı Hatice'den şüphelenir şüphelenmez, üç kez "boş ol" dedi ve karısını boşadı. Sonra anladı yaptığı hatayı ama özrü bir işe yaramadı. Kendisini evden kovan Sütçü Ramiz'e direnmek için de bayıldı. Ayıldı, rüya gördüğünü sandı. Güldük hepimiz; komedi(!) dizisi ya!.. Bizim için de rüya gibiydi. Oysa daha dün, bunlar gerçekti. Ey "kadınlarımız", elde ettiğimiz hakların bilmem farkında mısınız? Sevgi ve saygılarımla. Aydınlık şehrimden yansıyan mavilerle.
Ben "GÜLNAME Kurtgöz "olarak biliyordum Sevgili Ezgi Umut:) Bir yanlışlık olmasın:)
Bir bayramı daha geride bıraktık.Günler o kadar çabuk geçiyor ki hayatı dolu dolu yaşamak gerekiyor.Milliyet Blog ailesinin geçmiş kurban bayramını kutlar,sağlık ve mutluluk ve başarılarla dolu yarınlar temenni ederim..
:)Sevgili Nezom ne yazmışsa, aynısını ben de söylüyorum. Teşekkürler Nezom benim duygularıma da tercüman olmuşsun...
Bu akşam değerli arkadaşımız prodüktör Güldane Kurtgöz' TRT Radyo 1 de saat 23.15 de başlayan "Gecenin İçinden" programında İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı ve Bilkent Öğretim Üyesi Doç Dr Mustafa Akgül'ü konuk ediyor. 150036 numaralı bloğumda sayın Akgül'ün "İnternet YASAKLARIı" üzerine bir makalesi bulunuyor. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=150036 saygı ile duyurulur.