Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
10 Kasım 1938'den bugüne yetmiş yıl geçmiş Atam...Seni, hala anlamayanlar var Atam...Bizler seni çok özlüyoruz Atam...
10 . Kasım bana iki şeyi hatılatıyor: Adaşımın aramızdan ayrıldığı günü ve onu görmesem de özlüyorum. Diğeri ise boşanma yıldönüm olduğu için, ama onu özlemiyorum...
ATAM Seni özlüyoruz ve Sevgiyle anıyoruz.Ne Mutlu Türküm Diyene
Ülkemiz için Ata'mız kadar cesur, eylemci ve kararlı olursak, bu güzel vatanda özgür, mutlu ve başarılı bireyler olarak yaşayabiliriz. Bir sanatçı olarak bu büyük önderi bir kez daha minnetle anıyor, Atatürk resimlerimle ve Atatürk yazılarımla sizi blog evimde bekliyorum. Yazılar: ''Ressam ve modeli Atatürk'', ''10 Kasım'' ve ''Ata'ya ressamdan bir mektup!''
Bunca yıl sonra bile, her 10-Kasım'da olduğu gibi, sabah saat dokuzu beş geçe çalan siren sesleriyle birlikte, çalışan, çalışmayan...yürüyen, yürümeyen...herkes ama herkes Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk için; Ata'mız için saygı duruşunda bulunuyorsa ve gözleri doluyorsa... "...gerisi teferruattır" İstedikleri kadar O'nun "lider"liğini yadsıyarak film çevirsinler... "İnsan" yönünü anlattık deyip anlatamasınlar ya da istedikleri gibi anlatsınlar!.. Önemi yok. Saygılarımla.
Hergün yazar bugün yollarız atam / Ne kadar Türk varsa o kadar selam/ İnsan gönülleri dolusu minnet/ Ne kadar Türk varsa o kadar hürmet.../ ...................................................... Her canımız başımızla biz/ Emanetlerine siperiz atam / Güzel ellerinden öperiz atam... / (Behçet Kemal Çağlar'ın Atatürk'e mektup şiirinin girişi ve finalinden alıntıdır) Hemen şimdi şu anda yaşlı bir hastam oturuyor karşımda. Diyor ki; ağabeyim öldüğünde babam Atatatürk'e ağladığı kadar ağlamadı. Demiş ki niye? Babası da demiş ki ağabeyin sadece bizden gitti, Atatürk bu dünyadan gitti. 80 küsür yaşındaki bu hastamın evrensel bakış açısını kutladım ve kalkıp Atatürk'ün ellerini öptüm bu beyefendinin ellerinde...
ATAM! Bizim yolumuz sizin çizmiş olduğunuz yolda ilerlemektir. Bu yolda yürüyeceğimize söz veriyoruz.
"Ben hiçbir nas, hiçbir dogma bırakmıyorum. Benim yolumdan gitmek isteyenler, akıl ve bilim yolundan gitsinler" Mustafa Kemal Atatürk/// Atatürk bize dar bir ideolojik kalıp bırakmamıştır. Her türlü dogmadan uzak, bilimi ve aklı hedef gösteren bir düşünce sistemi, hümanist ve çağdaş, gelişmeye ve değişime uygun bir dünya görüşünü miras olarak bırakmıştır. Atatürk'ün ilke ve inkilapları hususunda dogmatiklikten evrilebildiğimiz an "asıl Atatürk'e" ulaşabilmiş oluruz. /// 10 Kasım, ölümünün 70. yıl dönümünde saygı ve sevgi ile anıyorum.
Çağdaş ve laikTürkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikalinin yetmişinci yılındayız. Atatürk'ü sadece on kasımlarda değil, her zaman her an kalbimizde ve gönlümüzde yaşatmalıyız. Atatürk'ü her zaman anmalı, her zaman anlamalıyız. Millet olarak, devlet olarak, kurumlar olarak da buna meçburuz. Türkiye ancak O'nun çizdiği ve hedeflediği aydınlık yola, çağlar üstüne yine O'nun ileleriyle, devrimleriyle ulaşacaktır. Ulu Önder'i Anıttepede rahat ve huzur içersinde istiyorsak, O'nun yolunda yılmadan, ürkmeden yürümek zorundayız, mecburuz da.
Kasım ayı, ayın 10'u dışında hep mutlu etti beni, 1 Kasım'da doğdum, 9 Kasım'da mesleğe adım attım, 6 Kasım malum, 10 Kasım'da andım Atam'ı yıllarca, saygı duydum yaptıklarına, üzüldüm atılan çamurlara. Ama Atatürk sevgim hiç bitmedi, bitmez, bitmeyecek, 70 yıl geçse de 70.000 yıl geçsede, gerçek sevgi asla bitmez! Sevgiyle anıyoruz!